Araba nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Araba Nedir ve Ne Demek?

3
1)
Araba (i. )

At, eşek, öküz gibi hayvanlar tarafından çekilen, yük ve insan taşıyan tekerlekli kara taşıtı: “At arabası.” “Öküz arabası.” “Yük arabası.” “Top arabası.” Bizim araba boştur / Bin de çayıra koştur / Ne güzel eğleniştir / Cana sefâ veriştir (Kanto). Bir kurşunla ne araba kaldı ne beygir (Nâmık Kemal).

2)
Araba (i. )

i. (Kökü kesin olarak belli değildir) [Muhtemelen Türkçe olan kelime ‘araba ( ﻋﺮﺑﻪ ) imlâsıyle Arapça’ya geçmiş ve Osmanlı Türkçesi metinlerinde bu imlâ ile de kullanılmıştır; ayrıca Kafkas ve Balkan dillerine ve Rusça’ya da girmiştir]

3)
Araba (i. )

Motorla işleyen tekerlekli kara taşıtı, otomobil: Oradan telefon edip Ankara’dan bir araba çağıracaktım (Ahmet H. Tanpınar). ѻ araba kullanmak: Otomobil sürmek, şoförlük etmek. araba vapuru: Motorlu taşıtları nehir veya denizlerde karşıdan karşıya geçirecek şekilde yapılmış vapur, arabalı vapur. arabanın tekerine taş koymak: mec. Bir işi güçleştirmek, birine engel olmak. arabasını dağdan aşırmak: Yolunu bulup işini yürütmek: Okuyanlar ve kudret kazananlar halkı terkederek, onu horlayarak bürokrasiye katılırlar (…) arabalarını dağdan aşırmaya çalışırlar (Ahmet Kabaklı). arabasını düze çıkarmak: Sıkıntılı dönemini geçirip işini yoluna koymak. (Hayvanları) arabaya koşmak: arabaya usûlünce bağlamak: arabaya at koşuyor, değirmenin suyunu, patatesin ekilme vaktini düşünüyor (Ahmet H. Tanpınar). arabayı koşmak: Hayvanları bağlamak sûretiyle arabayı harekete hazır duruma getirmek.

Araba Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Car “ What good is a car ”
  • ALMANCA Auto “ Was nützt ein Auto ”
  • İSPANYOLCA Coche “ De qué sirve un coche ”
  • ÇİNCE “ 什么好的一辆车 ”
  • FRANSIZCA Voiture “ À quoi bon avoir une voiture ”
  • Arapça السيارة “ ما هو جيد السيارة ”
  • İTALYANCA Auto “ A cosa serve una macchina ”
  • JAPONCA “ 何か良い車である ”
  • PORTEKİZCE Carro “ Que bom que é um carro ”

Araba Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

5 Harf
  • A
  • R
  • A
  • B
  • A

Araba Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır

Zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.

(Atasözü)
Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt ovada yolunu şaşırır

Zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz.

(Atasözü)
Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer

Kıdem ve yaş bakımından büyük olanların yaptıkları her zaman örnek alınır.

(Atasözü)
Araba devrilince (kırıldıktan sonra, kırılınca) yol gösteren çok olur

Iş işten geçtikten sonra verilen öğüdün değeri yoktur.

(Atasözü)
Kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır

çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

(Atasözü)
Araba ile tavşan avlanmaz

Her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır.

(Atasözü)
Atın bahtsızı arabaya düşer

Değerli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uygun olmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar.

(Atasözü)
Nisan yağmuru; altın araba, gümüş tekerlek

Nisan da yağan yağmur ürünleri bereketli kılar, çiftçiyi zengin eder.

(Deyim)
Tavşanı araba ile avlamak

Işini telaşsız ve soğukkanlılıkla görmek.

(Deyim)
Arabanın tekerine taş koymak

Güçlük çıkarmak.

(Deyim)
çek! (çek arabanı!)

Hkr. “git buradan!” anlamında kullanılan bir söz: “Ben şimdi boya mı düşünüyorum? Çek arabanı şuradan diyecektim, diyemedim.” -O. V. Kanık.

(Deyim)
Arabasını düze çıkarmak

Karşılaştığı güçlükleri yenip işini kolay yürür duruma getirmek.

(Deyim)
Karabatak gibi

Bir görünüp bir ortadan kaybolan (kimse).

(Deyim)
öküz arabası gibi

çok yavaş.

Araba Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

5 Harf
  • A
  • R
  • A
  • B
  • A

Araba İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

27 Kelime
(kütp.)
Kitap arabası

Kütüphanelerde kitapları taşımakta kullanılan - raflı, lastik tekerlekli küçük el arabası.

(teks.)
Baraban

kurutma makinesi.

(ruhb.)
Karabasan

Özellikle okul çağı öncesi çocuklarda yaygın olan ve REM dışı uyku döneminde görülen korkutucu, gerilimli ve bunalımlı düş.

(blşm.)
Açık Sistemler Arabağlaşım Referans Modeli

Bilgisayar ağlarında, açık sistemler arabağlaşımının genel ilkelerini ve ağ yapısını betimleyen model, kısa adı OSI/RM.

(denz.)
Araba vapuru

Karşılıklı kıyılar arasında düzenli olarak sadece araç veya yolcu ve araç taşımak için kullanılan deniz aracı; eşanlam: feribot.

()
Arabacilik

At arabası sürücülüğü.

()
Arabali

Arabası olan. i. kısa. Araba vapuru. ѻ Arabalı vapur: Araba vapuru.

()
Arabalik

Araba konan yer, garaj.

(i.)
Araban

Mûsikîmizde zengûle makāmının nevâ perdesindeki şeddi olan makam.

(i.)
Araban kürdî

Mûsikîmizde araban makāmı ile kürdî dörtlüsünün birleşmesinden meydana gelen ve dügâh perdesinde karar kılan birleşik makam.

()
Araba

[Muhtemelen Türkçe olan kelime ‘araba imlâsıyle Arapça’ya geçmiş ve Osmanlı Türkçesi metinlerinde bu imlâ ile de kullanılmıştır; ayrıca Kafkas ve Balkan dillerine ve Rusça’ya da girmiştir] At, eşek, öküz gibi hayvanlar tarafından çekilen, yük ve insan taşıyan tekerlekli kara taşıtı: “At arabası.” “Öküz arabası.” “Yük arabası.” “Top arabası.” Bizim araba boştur / Bin de çayıra koştur / Ne güzel eğleniştir / Cana sefâ veriştir . Bir kurşunla ne araba kaldı ne beygir . Motorla işleyen tekerlekli kara taşıtı, otomobil: Oradan telefon edip Ankara’dan bir araba çağıracaktım . ѻ Araba kullanmak: Otomobil sürmek, şoförlük etmek. Araba vapuru: Motorlu taşıtları nehir veya denizlerde karşıdan karşıya geçirecek şekilde yapılmış vapur, arabalı vapur. Arabanın tekerine taş koymak: mec. Bir işi güçleştirmek, birine engel olmak. Arabasını dağdan aşırmak: Yolunu bulup işini yürütmek: Okuyanlar ve kudret kazananlar halkı terkederek, onu horlayarak bürokrasiye katılırlar Arabalarını dağdan aşırmaya çalışırlar . Arabasını düze çıkarmak: Sıkıntılı dönemini geçirip işini yoluna koymak. Arabaya koşmak: Arabaya usûlünce bağlamak: Arabaya at koşuyor, değirmenin suyunu, patatesin ekilme vaktini düşünüyor . Arabayı koşmak: Hayvanları bağlamak sûretiyle arabayı harekete hazır duruma getirmek.

Yukarı Çık