Atılma nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Atılma Nedir ve Ne Demek?

26
1)
Atılma (edilgen f. )

(–) Birdenbire söze karışmak, müdâhale etmek: Vedîde birden atıldı. Niçin dedi, siz yok musunuz? (Hâlit Z. Uşaklıgil). Ablası ben sormadan atıldı (Mehmet Âkif). Tuğrul Bey’in Çağrı Bey’i susturmasına meydan kalmadan kadın ona öfkeli atıldı (Mustafa N. Sepetçioğlu). ► Atılmak fiiliyle deyimler: Atsan atılmaz, satsan satılmaz / Boynuna atılmak / Hayâta atılmak / İleri (Öne) atılmak / Kollarına atılmak / Ortaya atılmak / Pabucu dama atılmak / Yabana atılmaz (atılmayacak).

2)
Atılma (edilgen f. )

(Bir kimse) Bir yere doğru fırlamak: Âğūş-ı şu’leye atılır intihâr eder (Hüseyin Sîret). Korkudan ve halecandan çıldırmış gibi onu kurtarmak için üstüne atıldım (Ahmet H. Tanpınar). Tozlarla atılıp dağın yoluna / Yeşil murâdına erdi Köroğlu (Necip F. Kısakürek).

3)
Atılma (edilgen f. )

(Çöp, artık, süprüntü vb.) Dökülmek.

4)
Atılma (edilgen f. )

(Dinamit ve bomba ile) Havaya uçurulmak, berhava edilmek: “Düşmanın geçişini önlemek için nehrin üzerindeki bütün köprüler atıldı.”

5)
Atılma (edilgen f. )

(Gol, penaltı, şut, taç gibi kelimelerle futbol oyununda top) Kaleye veya belli bir yöne doğru gönderilmek. ♦ (-den)

6)
Atılma (edilgen f. )

(Hapishâne, zindan vb. kelimelerle) Konulmak, tıkılmak.

7)
Atılma (edilgen f. )

(İmzâ, târih, başlık vb.) Konmak, yazılarak konmak.

8)
Atılma (edilgen f. )

(İşinden, memûriyetinden) Uzaklaştırılmak, azledilmek. ♦ (–)

9)
Atılma (edilgen f. )

(Kahkaha, nâra, çığlık vb. kelimelerle, bu kelimenin ifâde ettiği ses) Kuvvetle çıkarılmak. ♦ dönüşlü f. (-e)

10)
Atılma (edilgen f. )

(Kendisi istemediği halde) Bulunduğu yerden alınıp başka bir yere gönderilmek, sürülmek.

11)
Atılma (edilgen f. )

(Kötek, sopa, tokat, şamar, tekme vb. kelimelerle) Vurulmak.

12)
Atılma (edilgen f. )

(Mektup, paket, para gibi kelimelerle) Postaya verilmek, gönderilmek.

13)
Atılma (edilgen f. )

(Suç, kabahat, vebal) Üstüne yüklenmek, isnat edilmek.

14)
Atılma (edilgen f. )

(Top, tabanca, tüfek, silâh vb. kelimelerle) Patlatılmak: Boru, trampet, hurra sesleri aksetmeye, tek tük tabanca, tüfek atılmaya başladı (Ömer Seyfeddin). Bugün toplar atılırken evden kaçıp Harbiye Nezâreti’ne gideceğim (Orhan V. Kanık).

15)
Atılma (edilgen f. )

(Yün ve pamuk kelimeleriyle) Didilmek: Erkân minderinin ortasında yeni atılmış yünlü ufak bir şilte üzerine bir büyük hanım kurulmuş (Hüseyin R. Gürpınar).

16)
Atılma (edilgen f. )

Bir şey bir hedefe veya bir tarafa doğru fırlatılmak: “Cama taş atılmaz.” “Burada ok atılması tehlikelidir.”

17)
Atılma (edilgen f. )

Bir şeyi meslek edinip yapmaya başlamak, o işle ilgili çevreye girmek, katılmak, dâhil olmak: “Ticârete atılmak.” “Sinemaya atılmak.” Ahmet Cemil’i bir seneden beri tanıyorlardı, geçen sene Mekteb-i Mülkiye’den çıkıp da matbûat âlemine atıldığı zamandan beri… (Hâlit Z. Uşaklıgil).

18)
Atılma (edilgen f. )

edilgen f. (< at-ı-l-mak ) (-e)

19)
Atılma (edilgen f. )

Geciktirilmek, tehir edilmek: “Düğün ileri bir târihe atıldı.”

20)
Atılma (edilgen f. )

İşe yaramadığı için ortadan kaldırılmak, yok edilmek, kullanılması düşünülmeyip terkedilmek: “Eski eşyâlar atılıp yenileri alındı.” O kayığın atıldığı bir yosunlu taşlığın / Açığında dalgacıklar büyüyor (Mehmet E. Yurdakul). Gazeteler derhal mânâları soluk, düşünceleri eski birer târih varakası gibi gazino masalarına atıldı kaldı (Rûşen E. Ünaydın).

21)
Atılma (edilgen f. )

Konmak, bırakılmak: Bir sanat eseri olan bu güzel şeyin niçin buraya atıldığını soruyordum (Reşat N. Güntekin). Yazıhânenin önüne acele yırtılmış mektup parçaları atılmış (Ahmet H. Tanpınar).

22)
Atılma (edilgen f. )

Kovulmak, uzaklaştırılmak, sürülmek: “Ordudan atılmak.” “Mektepten atılmak.” “Düşman yurdumuzdan atıldı.”

23)
Atılma (edilgen f. )

Saçılmak, serpilmek: “Tohum atılmak.”

24)
Atılma (edilgen f. )

Saldırmak, hücum etmek: Arslan gibi atılır, kaplan gibi parçalardı (Ömer Seyfeddin). Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan (Yahyâ Kemal). Bırak yaban kedisini… Az daha yüzüme atılacaktı (Refik H. Karay).

25)
Atılma (edilgen f. )

Sonunu hesâba katmadan kendini atmak: “Tehlikeye atılmak.” “Felâkete, mücâdeleye atılmak.” İslâm Bey cehennemin ağzına atılıyor (Nâmık Kemal). Ali Rızâ Bey, bu mâcerâya atılırken en ziyâde çocukları üstündeki nüfuz ve tesîrine güvenmişti (Reşat N. Güntekin).

26)
Atılma (edilgen f. )

Sürüklenip götürülmek, sürüklenip getirilmek: “Ceset dalgalar tarafından kıyıya atılmış.”

Atılma Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

1
1)
Atılma (isim)

Atılmak işi "Vezin ve kafiyenin atılması, lirizmden yüz çevirme, imge kullanılmaması, şiirde yenilik sayılıyordu." - S. Hilav

Atılma Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Expulsion “ What is the discharge ”
  • ALMANCA Vertreibung “ Was ist die Entladung ”
  • İSPANYOLCA La expulsión “ ¿Cuál es la descarga ”
  • ÇİNCE 驱逐 “ 什么是的排放 ”
  • FRANSIZCA L'Expulsion “ Qu'est-ce que la décharge ”
  • Arapça الطرد “ ما هو التفريغ ”
  • İTALYANCA Espulsione “ Che cosa è lo scarico ”
  • JAPONCA 除名 “ の排出 ”
  • PORTEKİZCE Expulsão “ O que é a descarga ”

Atılma Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • A
  • T
  • I
  • L
  • M
  • A

Atılma Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Akıl para ile satılmaz

Delice iş yapan zenginler bulunduğu gibi akıllıca iş yapan fakirler de vardır.

(Atasözü)
Yol bilen kervana katılmaz

Bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.

(Atasözü)
Arşın malı kantar ile satılmaz

Bir nesne için kullanılan ölçü, niteliği ayrı olan başka bir nesne için kullanılamaz.

(Atasözü)
Usta yanında perende atılmaz

Bir konuda tam beceri kazanmamış olan kişi, o işin uzmanıyla kalkışacağı üstünlük yarışında yenilgiye uğrar.

(Deyim)
Gülmekten kırılmak (katılmak, yarılmak)

Aşırı derecede gülmek: “Ahali gülmekten kırılıyordu.” -R. N. Güntekin.

(Deyim)
Hesaba katılmamak

Göz önüne alınmamak: “Gürültü de gürültü hani: Çalgının şamatası hesaba katılmasa seyircinin alkışı yeter!” -A. İlhan.

(Deyim)
Kervana katılmak

Bir topluluğa karışmak.

(Deyim)
Su katılmamış

Kendine özgü olan durumu koruyan, başka bir etkiyle değişmemiş, bozulmamış olan: “O bizim biricik münekkidimizdir.” -B. R. Eyuboğlu.

(Deyim)
Topal eşekle kervana katılmak (karışmak)

Tkz. yetkisi ve yeteneği olmadığı hâlde önemli bir işe katılmaya yeltenmek.

(Deyim)
Yüreği katılmak

Ağlamaktan veya soğuktan nefesi tutulmak.

(Deyim)
(birinin önünde, yanında) perende atamamak (atılmamak)

1) herhangi bir konuda birinden aşağı, beceriksiz olmak; 2) oyun çevirememek, aldatamamak.

(Deyim)
Atsan atılmaz, satsan satılmaz

Işe yaramadığı veya sıkıntı verdiği hâlde vazgeçilemeyen şeyler ve kimseler için söylenen bir söz.

(Deyim)
Talihin kucağına atılmak

Kendi kaderine boyun eğmek: “Bir gelinden ziyade, zalim bir nezri yerine getirmek için talihin kucağına atılmış bir kurbana benziyordu.” -A. H. Tanpınar.

(Deyim)
Tehlikeye atılmak

Zarar ve sıkıntılara yol açacak bir davranışta bulunmak: “Şimdilik sizin tehlikeye atılmanıza hacet yoktur.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
Kaşı (kaşları) çatılmak

öfkelenmek, kızmak: “Babam kaşları çatılmış, başını sallayarak izliyor bizi.” -A. Ümit.

(Deyim)
Bir kenara atılmak

Unutulmak, terk edilmek, ilgi kesilmek.

(Deyim)
Bir köşeye atılmak

Terk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek: “Böyle, iktidardan uzak kalmak, diri diri gömülmekti benim için.” -T. Oflazoğlu.

(Deyim)
Hayata atılmak

Geçim sağlamak üzere çalışmaya başlamak: “Altı yıllık ortaöğretim bitirmek, hayata atılmanın ilk koşulu sayılır orada.” -A. Erhat.

(Deyim)
Ileri atılmak (çıkmak)

öne doğru çıkmak.

(Deyim)
Maceraya atılmak

Tehlikeli, yorucu, sıkıcı ve ne olacağı bilinmeyen bir işe kalkışmak.

(Deyim)
Ortaya atılmak

1) ileri sürülmek, herkesin bilgisine sunulmak; 2) bir kimse bir işi yapmak için kendini göstermek: “Ve yarından itibaren kılıcım -yani kalemim- elimde ortaya atılacaktım.” -Ö. Seyfettin.

(Deyim)
Pabucu dama atılmak

Kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek.

(Deyim)
Söze atılmak

Bir konu konuşulurken birden araya girip konuşmaya başlamak: “Neyyire Hanım hemen söze atıldı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Atılma Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • A
  • T
  • I
  • L
  • M
  • A

Atılma İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

25 Kelime
(meteo.)
Atmosferden hava kütlesine katılma

Mevcut bir hava akımına ya da bulutun içine çevresel havanın karışması.

(göst.)
Gösterime katılma

Tiyatroda izleyicinin, oynanan oyuna fiziksel ya da duygusal olarak katılması.

(egitb.)
Katılma

Öğrencinin okul ve sınıf çalışmalarında etkin olarak yer alması. fel. Platon'un yapıtlarında, algılanır nesneler ile düşünceler arasındaki ilişki.

(ulusi.)
Katılma anlaşması

Bir devletin, daha önceden öteki devletlerce imzalanan bir sözleşmeye, sonradan bağlandığını gösteren anlaşma.

(eko.)
Katılma belgesi

Özel yatırımlara katılanların kaç payları olduğunu ve haklarını gösteren, ada yazılı, yazılı değeri olmayan, her an paraya çevrilebilme özelliği olan senet.

(egitb.)
Katılma çizelgesi

Bir kimsenin kümenin etkinliklerini katılma türü ve derecesini saptamaya yarayan çizelge.

(bkz.)
Katılma intifa senedi

senedi

(tar.)
Katılma payı

Herhangi bir işletmeye ortak olan kişi veya kurumun, ortak olduğu işletme sermayesi içindeki payı.

(kim.)
Katılma polimeri

Herhangi bir atom ayrılması olmaksızın monomerlerin birbirine eklenmesi ile oluşan polimer.

(kim.)
Katılma tepkimesi

İki ya da daha çok molekülün birbirine eklenerek daha büyük bir molekül oluşturması.

(ulusi.)
Antlaşmaya katılma

Uluslararası bir antlaşmaya, antlaşma sırasında yandaş olmayan bir devletin sonradan katılımı, antlaşmaya yandaş olması ve antlaşma hükümleri ile bağlanması.

Yukarı Çık