Çubuk nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Çubuk Nedir ve Ne Demek?

8
1)
Çubuk (i. )

Bir gemide ana direğin üzerine konan ikinci ve üçüncü direk parçası. ѻ Çubuk (Çubuğunu) çekmek (içmek): Çubuk denen ağızlıkla tütün içmek: Baba İstiyon kamburunu çıkarmış, sâkin ve abus çubuğunu çekiyor (Ömer Seyfeddin). Geniş selâmlığında dostları, misâfirleri, ziyâretçileri, dalkavukları, ricâcıları arasında çubuk ve kahvelerini içerdi (Ahmet H. Tanpınar). Çubuk (Çubuğunu) doldurmak: Çubuğu içilmek üzere tütünle doldurup hazırlamak. Çubuk (Çubuğunu) yakmak: Çubuk içmeye başlamak, çubuk içmek: Tutuşturup bütün akvâmı karşıdan bakıyor / Çelikle taş vuruşurken herif çubuk yakıyor (Mehmet Âkif). Çubuğunu tüttürmek:

2)
Çubuk (i. )

Çubuk içmek.

3)
Çubuk (i. )

i. (Eski Türk. çıp “ince dal”dan çıp+ı+k > çıbuk > çubuk ) [Kelime Balkan dillerine ve Arapça’ya da geçmiştir]

4)
Çubuk (i. )

Kumaş üzerinde top boyunca devam eden uzun düz çizgi: Kalfa hanımcığım, bak bakalım istediğin geziyi getirdim, birinin çubukları kalın, öteki ince (Sâmiha Ayverdi).

5)
Çubuk (i. )

Küçük ve ince ağaç dalı, ağaç olmak üzere toprağa dikilen körpe dal: Ol sâat kızılcık çubuğu yeşerip dal hâline gelmiş ve her dâne kızılcığı tartıldığında beş dirhem gelmiştir… İşte bu sebebe mebnî o mahalle hâlâ Çubuklu Bağçe derler (Evliyâ Çelebi). Çubuklar dal budak filiz salıverir (Refik H. Karay).

6)
Çubuk (i. )

Mâden veya herhangi sert bir maddeden sopa biçiminde dar, ince ve düz parça: Yanan odunları altın çubuklar sanıyorum (Refik H. Karay). Bunlardan bâzıları züccâcîleşmişler, çeşmibülbül çubuklara dönmüşler, uçlarında saksağanlar sallanıyor (Rûşen E. Ünaydın).

7)
Çubuk (i. )

mec. Üzüntüsüz, kaygısız yaşayıp keyfine bakmak.

8)
Çubuk (i. )

Tütün içmek için kullanılan, ekseri yâsemin, kiraz, gül, pelesenk gibi ağaçlardan yapılan uzun ağızlık: Elinde tespîhi yâhut da yâsemin çubuğu (Orhan S. Orhon). Kehribâ saplı yâsemin çubuklar (Rûşen E. Ünaydın).

Çubuk Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

6
1)
Çubuk (denizcilik)

Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası

2)
Çubuk

Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey "Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun?" - H. C. Yalçın

3)
Çubuk (isim)

Körpe dal "Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme." - C. Uçuk

4)
Çubuk

Kumaşta düz çizgi

5)
Çubuk

özel, isim Ankara iline bağlı ilçelerden biri

6)
Çubuk

Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık

Çubuk Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

6
1)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Gaziantep ili, İslâhiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

2)

BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu

k. ince şerit

3)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Kastamonu ili, İnebolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

4)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Konya ili, Kadınhanı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

5)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Sivas ili, Direkli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

6)

BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü

Yuvarlak ya da köşeli arakesitte, boyu, birkaç cm'lik yüksekliğinin çok fazla katında olan, haddelenmiş ya da çekilmiş metal parça.

Çubuk Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Rod “ What is the rod ”
  • ALMANCA Rod “ Was ist der Stab ”
  • İSPANYOLCA Varilla “ ¿Qué es la vara ”
  • ÇİNCE “ 什么是棒 ”
  • FRANSIZCA Tige “ Qu'est-ce que la tige ”
  • Arapça قضيب “ ما هو قضيب ”
  • İTALYANCA Asta “ Che cosa è l'asta ”
  • JAPONCA “ のロッド ”
  • PORTEKİZCE Vara de “ O que é a haste ”

Çubuk Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

5 Harf
  • Ç
  • U
  • B
  • U
  • K

Çubuk Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

5 Harf
  • Ç
  • U
  • B
  • U
  • K

Çubuk İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

23 Kelime
(blşm.)
çubuklu karakter üreteci

Bilgisayarın veya herhangi bir elektronik aygıtın ekranında sayı ve harfleri parçalı olarak, yatay ve dikey çizgileri kullanarak üreten program.

(made.)
çubuklu değirmen

Yatay ekseni etrafında dönen iç yüzeyi astar olarak bilinen, aşınmaya dayanıklı malzeme ile kaplı ve doğal malzemeleri içinde serbestçe hareket edebilen demir veya çelik çubuklar ile ufalayan aygıt; eşanlam: çubuklu öğütücü.

(blşm.)
çubuklu kod

Verilerin, kalınlıkları değişken bir dizi çizgi ya da çubuk işaretle belirtildiği tanıtım kodu; eşanlam: barkod.

(bkz.)
Kırmaçubuk bezeme

Array

(müh.)
çubuk diyagram

Verilerin, temsil ettikleri değerlerle orantılı uzunluktaki yatay ya da düşey çubuklarla  gösterimi; eşanlam: çubuk grafik.

(endst.)
Bileşen çubuk diyagramı

Verilerin grafik gösteriminde kullanılan, verilerdeki her bir bileşenin bütüne olan oranıyla orantılı uzunlukta gösterildiği bir çubuk diyagramı çeşidi.

(tar.)
Manyok fildişi çubuk virüsü

Tek sarmallı RNA içeren, bitki özsuyu ile taşınan, bilinen tek konakçısı manyok olan ve bu konakçıda sistemik kloroz, klorotik ve nekrotik lezyonlar şeklinde belirtiler oluşturan alfamovirüs.

(elk.)
Renk çubukları

Videoda parlaklık, kontrast, renk yoğunluğu ve renk dengesini düzeltmek amacıyla beyaz, sarı, koyu mavi, yeşil, macenta, kırmızı, mavi ve siyah renklerden oluşan sekiz çubuk.

(mim.)
Kırıkçubuk bezeme

Saçaklarda, saraklarda ya da başkemerlerde görülen, değişik biçimlerde kırılarak giden sapaklardan ya da silindir çubuklardan oluşan bezeme.

(mak.)
çubuk çekme

Kalın dairesel kesitli bir çubuğun ya da telin, malafalı bir matris kalıbı içinden geçirilerek kesitini küçültme işlemi.

(ist.)
Bölünmüş çubuk çizim

Her çubuğun kendi içinde parçalara bölünerek ayrı bir özelliğe uyan gözlemlerin değerini yansıttığı çubuk çizim türü.

Yukarı Çık
x