Dere nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Dere Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

3
1)
Dere (isim,)

coğrafya Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere." - E. B. Koryürek

2)
Dere

Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol

3)
Dere (coğrafya)

İki dağ arasındaki uzun çukur

Dere Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

5
1)

BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü

Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu.

2)

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.

3)

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

k. çay.

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Tere denilen bitki.

5)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Tunceli ili, Dere Bucağı

Dere Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

4 Harf
  • D
  • E
  • R
  • E

Dere Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Dereyi (çayı, ırmağı) geçerken at değiştirilmez

Bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

(Atasözü)
Kalendere “kış geliyor” demişler, “titremeye hazırım” diye cevap vermiş

Yaşamın felsefesine eren kişi, en sevimsiz, hatta rahatsız durumları bile hoş karşılar.

(Atasözü)
Derede tarla sel için, tepede harman yel için

Elden çıkarmak istemediğimiz şeyleri tehlikeye açık durumlardan uzak tutmalıyız.

(Atasözü)
Bir tepe yıkılır, bir dere dolar

Dünyada hiçbir şey kaybolmaz; birinin kaybettiğini başkası kazanır, bir zengin fakirleşirken bir fakir de zenginleşebilir.

(Atasözü)
Kaya uçmazsa, dere dolmaz

Büyük gereksinimlerde çok fedakârlık yapmak gerekir.

(Deyim)
Dereyi görmeden paçaları sıvamak

Gerektiğinden çok önce veya henüz ortada hiçbir şey yokken hazırlanmaya kalkışmak.

(Deyim)
Kadere boyun eğmek

Yazgısını, talihini kabul etmek.

(Deyim)
Bin dereden su getirmek

Birini kandırmak için birçok sebep ileri sürmek, dil dökmek: “Rıfat Paşa gibi terbiyeli bir zat bile bin dereden su getirir, harp siyasetimizi methederdi.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
Kırk dereden su getirmek

Bin dereden su getirmek.

(Deyim)
Dereden tepeden konuşmak

Gelişigüzel konuşmak, rastgele konular üzerinde konuşmak: “Kahveler içilip dereden tepeden konuştuktan sonra yataklara kavuştuk.” -O. Kemal.

(Deyim)
Dere tepe düz gitmek

Engelleri aşarak gitmek: “Gece boyunca kırlarda yürüdü, dere tepe düz gitti ve bir dağın eteğine geldi.” -İ. O. Anar.

(Deyim)
Cendereye sokmak

Manevi baskı altına almak: “Böyle sabit bir görüş tarzı, fikir ve hayali bir demektir.” -N. Hikmet.

(Deyim)
çaydan geçip derede boğulmak

Büyük güçlükleri yenmişken önemsiz bir sebepten başarısızlığa uğramak.

(Deyim)
Müsadere etmek

Zor alıma çarpmak.

(Deyim)
Iki arada bir derede (kalmak)

Sıkışık, zor şartlar altında (kalmak).

(Deyim)
Bir dereceye kadar

Bir noktaya veya sınıra kadar: Bu sıcak bir derece kadar çekilir.

(Deyim)
Derece almak

Başarı göstererek ödül kazanmak.

(Deyim)
Dereceye girmek

Yarışma, sınav vb.nde üst sıralarda yer almak.

(Deyim)
Kan dere gibi akmak

Vücudun bir yerinden çok kan akmak veya bir savaşta çok kişi yaralanarak ölmek.

Dere Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

4 Harf
  • D
  • E
  • R
  • E

Dere İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

126 Kelime
(inş.)
Yangın dayanımı derecelendirme

Bir yapı sisteminin standart yangın eğrisine maruz bırakıldığında hasar görmeye başladığı ana kadarki dayanım süresi.

(isl.)
Dereceleme

Malların ayrı standartlara göre sınıflandırılması.

(yönb.)
Dereceleme ölçeği

Bireylerin, tepkilerine göre, özelliklerini saptamaya yarayan ölçek. Birimi belli herhangi bir araç elde bulunmadığında ya da doğası gereği sıralama düzeyinde ölçmeye uygun değişkenlerin/özelliklerin derecelerini tanımlamada kullanılan ölçek.

(yönb.)
Dereceleme toplamlarıyla ölçekleme

Belirli tepki dereceleri olan uyarıcıların aynı boyutta olduğu varsayılarak, bireylerin katılma derecelerinin toplanmasıyla yapılan Likert tipi ölçekleme.

(biyom.)
Dereplikasyon

Canlı organizmalarda, yeni farmasötik aktif doğal bileşiklerin aranması çalışmalarında, bilinen moleküllerin tekrar saflaştırılma ve yapı tayini gibi işlemlerinin tekrarını önlemek için,  test edilen örneklem karışımı içerisinde daha önceden bilinen aktif bileşenlerin biyolojik veya kimyasal olarak belirlenip ayıklanması; eşanlam: tekrarı önleyici ön eleme.

(ist.)
Dağılıma uyum derecesi

Bir gözlem kümesinin ya da örneklemin frekans dağılımının kuramsal bir model dağılıma, o dağılımdan çekilme olasılığının yüksekliğine göre uyum derecesini belirlemeye yarayan istatistik testler; eşanlam: dağılımın uyum iyiliği.

(müh.)
Ikinci dereceden terim

Bir fonksiyona matematiksel yaklaşıklamada, Taylor açılımındaki ikinci kuvvetle ifade edilen terim. Dinamik bir sistemin denkleminde ikinci türevle ifade edilen terim.

(yerb.)
Menderesli akarsu

(yerb.)
Metruk menderes

Düşük eğimli alanlarda akış enerjisi düşük akarsuların menderesli kesimlerinde akarsu yatağının yerdeğiştirmesi sonucu menderes halkalarının terkedilerek akarsu yatağından ayrık kalması ile oluşan ve at nalı, hilal veya boynuz biçiminde ortaya çıkan çanaklarda birikmiş su bulunduran yapı.

(inş.)
Deprem tehlike derecesi

Öngörülen deprem hareketinin yöresel depremsellikle ilişkilendirilmesine imkan veren ölçü.

(tar.)
Dereotu

Şemsiyegiller familyasına dahil olan, yaprak ayası iğ gibi yaprakçıklar ile uzun bir saptan oluşan, baharatlı salata olarak kullanılan, serin iklimden hoşlanan sebze türü.

Yukarı Çık