Deyimler ve Anlamları

9273
çivi kesmek

Tkz. çok üşümek: “Ayağının çivi kestiğini ancak o zaman fark etti.” -H. Taner.

çivi gibi

1) çok sağlam ve çevik (kimse); 2) çok soğuk: “Suyu tutan toprak testiyi çarpıp kırmıştı bir seferinde.” -T. Dursun K.

(bir şeyin) çivisi çıkmak

Düzeni bozulmak, kargaşa içinde bulunmak: “Bu ülkenin, bu dünyanın çivisi çıkmış, ben mi çakacağım?” -A. Ümit.

Sözü ağzında gevelemek

Lafı ağzında gevelemek.

Lafı ağzında gevelemek

Söylemek isteğini söyleyememek.

(bir şeyi) ağzında gevelemek

Açıkça söylememek.

Dizlerine kara su inmek

Beklemekten veya yorgunluktan güçsüz kalmak.

Dizleri kesilmek (tutmamak)

Dizlerinde derman, güç kalmamak: “Şuracıktan şuracığa yürüyemedim. Dizlerim kesiliverdi.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Anasını sat! (satayım!)

Hlk. “önem verme (vermem), aldırma (aldırmam), umursama (umursamam)!” anlamında kullanılan bir söz.

Alıp sattığı olmamak

Hiç ilgisi bulunmamak: “Lisan kursunu filan alıp sattığı yokmuş.” -H. Taner.

Askıya çıkmak

1) ipek böceği koza sarmak üzere dallara çıkmak; 2) evlenecek kimselerin durumu nüfus kayıtlarının bulunduğu yerde askı yoluyla ilan edilmek.

Askıya almak

1) altı boşalıp desteği kalmayan yapıyı dikmelerle boşlukta tutarak yıkılmaktan kurtarmak; 2) oturmuş veya batmış bir gemiyi yüzdürmek için başka teknelere asarak kaldırmak; 3) mec. bir işi zamanında yapmayıp belirsiz bir zamana bırakmak, savsaklamak.

Askıda kalmak

Bir iş bir engel dolayısıyla sonuca varamamak.

Müstahak olmak

Hak kazanmak, layık olmak: “Sen bu akıbete iki defa müstahak olmuşsun çocuğum.” -R. N. Güntekin.

Bülbül kesilmek

Bir etki veya baskı altında çokça konuşmak: “İnsan bir garip nesnedir. Bir korku atlattıktan sonra bülbül kesilir.” -N. Hikmet.