Deyimler ve Anlamları

9104
Ya sabır

Katlanılması güç durumlarda sabır gerektiğini anlatan bir söz.

Ya sabır çekmek

Bir sıkıntıya ses çıkarmadan veya ona karşı bir şey yapmadan katlanmak: “Siz şimdi, bu yavan takazaları bir kere daha ya sabır çekerek dinlemek zorunda kalırsınız.” -H. Taner.

(bir şeyin) örneğini çıkarmak

Benzerini yapmak veya çizmek.

(bir şeyin) örneğini almak

Biçimini çizmek.

Mektup atmak

Mektubu postaya vermek.

Mektubu dışından okumak

Bir kimsenin içinden geçeni yüz çizgilerinden anlamak.

Mağdur olmak

Zarara uğramak.

Mağdur etmek

Zarara uğratmak.

Son kozunu (kartını) oynamak

Elinde bulunan son imkânı kullanmak: “İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu.” -M. Mungan.

Koza çekmek

Kozayı temizleyip ayıklamak: “Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı.” -Y. Kemal.

Koz vermek

Imkân tanımak, elverişli durum sağlamak.

Koz kırmak

1) oyunda elindeki kozlardan birini kullanmak; 2) mec. yanlış tutum içinde bulunmak: “Zavallının iratlarında oturan kiracılarla uğraşarak kırmadığı koz, çevirmediği dolap kalmıyordu.” -Ö. Seyfettin.

Tahsil görmek

Eğitim almak: “İyi tahsil görmüş gençlerden bir grup meydana getiririz.” -R. N. Güntekin.

Bakla kadar

çok iri (böcek).

Diri kalmak

1) dinç, sağlıklı görünmek; 2) pirinç, bulgur vb. bakliyat gereği kadar pişmemiş olmak: Pirinçler biraz diri kalmış.