Dilli nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Dilli Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

3
1)
Dilli

Dedikoducu, ileri geri konuşan "Benim işim yok senin o dilli kardeşlerinin arasında." - N. Cumalı

2)
Dilli (sıfat)

Dili olan

3)
Dilli

Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan, cerbezeli "Daha çok küçük, dört yaşında bile yok. Öyle dilli ki kimseye laf bırakmıyordu." - O. Rifat

Dilli Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

5
1)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Erzincan ili, Kemaliye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

2)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

Kemer tokasındaki dil. (*Yalvaç -Isparta)

3)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Konuşkan

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Söğüt, kavak gibi ağaçların ince dallarından, kamıştan yapılan bir çeşit düdük

5)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Söyleğen // dudi dilli: tatlı dilli, dudu dilli

Dilli Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

5 Harf
  • D
  • I
  • L
  • L
  • I

Dilli Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

5 Harf
  • D
  • I
  • L
  • L
  • I

Dilli İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

12 Kelime
(teks.)
Dilli iğne

Temel olarak kanca, dil ve gövde bölümlerinden oluşan, kam mekanizması üzerinde birbirinden bağımsız hareket etmesi sayesinde yüksek desen kapasitesine sahip, düz ve yuvarlak örme makineleri ile raşel çözgülü örme makinesinde kullanılan iğne tipi.

(elk.)
Dilli kontak

Elektrikli aletlerde, kontak elemanlarının ya tamamı ya da bir bölümü manyetik malzemeden yapılmış olan ve elemanların doğrudan bir manyetik kuvvetle hareket ettirildiği kontak ya da kontaklar dizisi.

(bkz.)
çift dillilik

çocg. ikidillilik

(ismus,)
çokdillilik

Fr. multilinguisme, m, plurilinguisme, m; İng. plurilingualism, multilingualism) çocg. dilb. Bir bireyin ikiden çok dil bilmesi ya da bir toplumda ikiden çok dil konuşulması.

(dilb.)
Dengeli ikidillilik

Okuma, yazma, anlama ve konuşma edimlerinin her iki dilde de benzer düzeyde olma durumu.

(dilb.)
Eksiltmeli ikidillilik

Öğretim dilinin, çocuğun ilk dili yerine geçme amacı taşıması.

(mim.)
Kandillik

Kandillerin konulduğu yer. Cami ya da kiliselerde cam kandillerin asıldığı zincir ya da ince demir.

(egitb.)
Ikidilli eğitim

İki dilin konuşulduğu çevre ya da toplumlarda çocuklara iki dilde eğitim verilmesi.

(dilb.)
Ekleyici ikidillilik

Öğretim dilinin anadilinden ya da çocuğun aile dilinden ayrı olduğu ikidilli eğitim biçimi.

()
Safdillik

Safdil olma durumu, saflık, bönlük, safderunluk: Boğaz sâhillerinde Kaptan Paşa Yalısı’nı tekmiş gibi göstermek safdillik olur .

()
Kandilli

Kandili olan. ѻ Kandilli küfür: Ağır, işitilmemiş küfür. Kandilli temennâ – Kandilli selâm: Elin birkaç defa arka arkaya indirilip kaldırılması sûretiyle verilen hürmetkârâne, teferruatlı eski usûl selâm: Bir odadan diğerine geçen müdür beyler tanıdıklarına mevkilerine göre ağır, kandilli, lutufkârâne selâmlar veriyorlar . Burada oturanlar âdeta terbiye, nezâket yarışına çıkarlardı. Yerden temennâlar, kandilli selâmlar, el pençe dîvan durmalar, eğilip bükülmeler, “efendim”siz söze başlamamalar .

Yukarı Çık