Dut nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Dut Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

2
1)
Dut (isim,)

bitki bilimi Dutgillerden, kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen, yapraklarıyla ipek böceği beslenen ağaç (Morus)

2)
Dut

Bu ağacın, ak, kara, pembe renkte ekşi veya tatlı, sulu meyvesi

Dut Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

1
1)

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

Dutgiller (Moraceae) familyasından, yaprak ve meyveleri için Türkiye'de yetiştirilen, akdut (Morus alba), karadut (M.nigra), mor dut (kırmızı dut) (M.rubra) gibi çeşitleri olan ağaçsı bitki.

Dut Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

3 Harf
  • D
  • U
  • T

Dut Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Koz gölgesi kız gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi, dut gölgesi it gölgesi

Ağaçların gölgeleri bile doğal özelliklerini yansıtır, koz, yani ceviz ağacının altında insan, herkesin peşinde koştuğu bir kızın yanındaymışçasına mutluluk duyar; söğüdün gölgesi, boylu boslu bir yiğidin güvenini kazanır; dut ise altına meyvelerini döktüğü için gölgesi çıkarcıların üşüştüğü bir yerdir.

(Atasözü)
Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas

Sabretmesini bilen kişi olmayacak gibi görünen işlerde bile başarı kazanır.

(Atasözü)
Dut yaprağı açtı, soyun; döktü giyin

Dut ağacı yapraklanınca soğuklar biter, dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlar; ona göre giyinmek lazımdır.

(Atasözü)
Dut kurusu ile yâr sevilmez

Ancak büyük fedakârlıklarla elde edilebilecek güzel bir şey, fedakârlık yapılmadan elde edilemez.

(Atasözü)
Düt demeye dudak gerek (ister)

Bir işin gerçekleştirilebilmesi, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır.

(Deyim)
Dut yemiş bülbüle dönmek

Neşe ve konuşkanlığını yitirmek, susmak: “Sabahtan akşama kadar durmadan söyleyen geveze Çalıkuşu, dut yemiş bülbüle dönmüştü.” -R. N. Güntekin.

(Deyim)
Haydut gibi

1) insana korku veren, iri yarı (kimse); 2) yaramaz ve sevimli (çocuk).

(Deyim)
Dut gibi olmak

1) çok sarhoş olmak; 2) utanmak, mahcup olmak.

Dut Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

3 Harf
  • D
  • U
  • T

Dut İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

18 Kelime
(f.)
Hudutlandirmak

Hudûdunu belirlemek, belli ölçüler içine sokmak, sınırlandırmak.

()
Hudutlu

Belli ölçülerin dışına çıkma imkânı olmayan, sınırlı, sınırlanmış, mahdut: “Elimdeki imkânlar hudutludur, bütçemin dışına çıkamam.”

(i.)
Hudutn

Bir toprak parçasının sınırlarını gösteren resmî belge. İki ülke arasındaki sınırı tâyin eden belge.

()
Hudutsuz

Belli bir ölçü ile kayıtlı olmayan, sınırsız, sonsuz: “Sana olan güvenim hudutsuzdur.”

(i.)
Hudut – hudud

Bir devletin topraklarını diğer komşu devletlerden ayıran çizgi, sınır: Mahzun hudutların ötesinden akan sular / Gönlümde hep o zanla berâber çağıldadı . Böylece hudûda geldiler . Sana huduttan mektup yazacağım Şehnaz . İdârî veya hukūkî bakımdan bölünmüş bir yeri etrâfındaki yerlerden ayıran çizgi: “İl hudûdu.” “Köy hudûdu.” Belli bir alanı kaplayan bir şeyin son çizgisi, son ucu: “Taşlık arâzinin hudûdu.” “Bataklığın hudûdu.” Bir yanda boşluğunda hudut olmayan semâ / Bir yanda dâimâ uzayıp bitmeyen zaman . mec. Bir şeyin varabildiği en son derece, en son mertebe: Büyüklüğün dahi yoktur hudûdu, pâyânı… . İbrâhim Efendi bu mûtat nezâket ziyâretini hiç şaşırmaz, fakat hiçbir zaman da tespit ettiği hudûdu aşarak içeri bir adım fazla atıp işi uzatmazdı . Kur’ân-ı Kerim’de insanların hareket ve davranışları için tespit edilmiş olan sınırlar [Daha çok Hudûdullah şeklinde kullanılır]. Şerîatça tâyin edilen cezâlar, hadler: “Hudûd-ı şer’iyye.” ѻ Hudut çizmek: Hudutlandırmak, bir sınır tâyin etmek. Hudut hârici etmek: Birini bir memleketten çıkarmak, sınır dışı etmek. Hudûd-ı hâkānî: Osmanlı Devleti sınırları.

(f.)
Hudutlandirilmak

Hududu belirlenmek, belli ölçüler içine sokulmak, sınırlandırılmak: Gelecek zâtın belli bir programı olmalı ve onu uygulamalı. Mesûliyetlerin hudutlandırılması lâzım .

(tar.)
Dut kabuklubiti

Yarımkanatlılar takımının kabuklubitler familyasında yer alan, bilimsel adı Pseudaulacaspis pentagona olan, dişileri sarı renkte, ,-, mm uzunlukta, beyazımsı grimsi renkli, oval şekilli dışbükey kabukla örtülü olup, dut, şeftali, nektarin, kayısı, badem, ceviz, kavak, gül, erik, kiraz gibi bitkilerin gövde ve dallarında beslenerek zarar veren böcek türü; eşanlam: dut koşnili.

(tar.)
Dut halkalı leke virüsü

Tek sarmallı RNA içeren, özsu ile ve Longidorus martini ile taşınan, tek doğal konakçısı dut olan ve bu konakçıda mozaik ve halkalı leke belirtileri oluşturan nepovirüs.

(tar.)
Dut kımılı

Yarımkanatlılar takımının anteni beşparçalı tahtakuruları familyasında yer alan, bilimsel adı Dolycoris baccarum olan, erginleri - mm boyunda, kirli sarımsı ya da esmerimsi renkli, morumsu pırıltılı, ergin ve nimfleri domates, biber, fasulye başta olmak üzere çok sayıda bitki türünde yaprak, çiçek ve meyvelerle beslenerek zarar veren böcek türü.

(bkz.)
Deniz haydutluğu

()
Beyaz dut

Beyaz dut ağacının -, cm uzunluğunda yoğun aromalı, tatlı, bileşik meyve. Dutgiller familyası üyesi, anavatanı doğu Asya, - metre boylanabilen, - cm uzunluğunda kalp şekilli kenarları testere dişli yaprakları olan, yaprakları ipek üretimi için ipekböceği yetiştiriciliğinde kullanılan, ılıman iklimde yaprağını döken ama tropikte herdem yeşil olan, erkek çiçekleri -, cm, dişi çiçekleri - cm uzunluğunda olan, rüzgarla tozlanan, tek evcikli çiçekleri olan üzümsü meyve ağacı türü; eşanlam: beyaz dut ağacı.

Yukarı Çık