Elemek nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Elemek Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

5
1)
Elemek

-i Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek "Eledim eledim höllük eledim / Aynalı beşikte bebek beledim" - Halk türküsü

2)
Elemek (spor)

Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek

3)
Elemek

Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak

4)
Elemek

İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak

5)
Elemek

Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek

Elemek Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

6
1)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Dolaşmak, hareket etmek

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Eylemek

3)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Eylemek, etmek.

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Eylemek: yalvar yahar eylemek- yalvarıp yakarmak

5)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Sorulan şeye kaçamaklı cevap vermek, yanıltmak.

6)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Yaylacıya, yazın yaylada bakması için hayvan başına verilen para.

Elemek Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • E
  • L
  • E
  • M
  • E
  • K

Elemek Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • E
  • L
  • E
  • M
  • E
  • K

Elemek Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

118 Kelime

Elemek İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

46 Kelime
(f.)
Darbelemek

Vurmak. mec. Kasıtlı olarak bir işin yapılmasına engel olmak, baltalamak.

(f.)
Maddelemek

Maddeler hâlinde yazmak, maddeler hâline getirmek.

(f.)
Elemek

Bir maddeyi, eleğe koyup sallamak sûretiyle içindeki yabancı öğelerden temizlemek, irisini ufağından ayırmak, elekten geçirmek. Yetersiz ve elverişsiz olanları ayıklamak, ayıklayıp ayırmak: Önündeki kâğıda kurşun kalemiyle birtakım isimler yazıyordu, sonra bu isimleri elediler, uzun uzun münâkaşattan sonra beş kişi için ittihâd-ı ârâ hâsıl olabildi . mec. İnceden inceye, dikkatle elden geçirmek, gözden geçirmek. spor. Karşılaşma sonunda rakîbini yarışma dışı bırakmak. ► Elemek fiiliyle deyimler: İnce eleyip sık dokumak / Ununu eleyip eleğini duvara asmak.

(f.)
Ertelemek

Daha sonraki bir zamâna bırakmak, tehir etmek, tecil etmek.

(f.)
Maskelemek

Görünmemesini, tanınmamasını sağlamak, maske ile örtmek, perdelemek. mec . Asıl maksadını veya durumunu gizlemek: İncitici istihzâyı bir şefkat tonuyle maskeleyerek cevap verdi . Fakat bu gülüş de her zaman olduğu gibi önceden verilmiş bir didişme karârını maskelemek içindi .

(f.)
Tekmelemek

Tekme atmak, tekme vurmak: Görenler niçin mukābele etmedin derler. Sizi bir hayvan tekmelemiş olsa ne yaparsınız? Hiç, değil mi? İşte ben de öyle yaptım .

(f.)
Harekelemek

Arap harfleriyle yazılmış bir yazının doğru okunabilmesi için harflerin üstüne veya altına gerekli harekeleri koymak.

(f.)
çekelemek

Arka arkaya çekmek, çekiştirmek.

(f.)
Haddelemek

Ezilerek şekil alabilen mâdenleri hadde makinesinden geçirerek levha veya çeşitli kesitlerde çubuk hâline getirmek, haddeden geçirmek.

(f.)
Dengelemek

Dengeli duruma getirmek. fizik. Bir cismi kuvvet ekleme veya eksiltme sûretiyle denge hâline getirmek.

(f.)
Nitelemek

Niteliğini belirtmek, tavsif etmek.

Yukarı Çık
x