Gine nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Gine Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

1
1)
Gine (zarf)

Gene, yine

Gine Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

3
1)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Gene, tekrar

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Gene, yine

3)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Yine.

Gine Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

4 Harf
  • G
  • I
  • N
  • E

Gine Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Davul dengi dengine diye çalar

Evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir.

(Atasözü)
Rağbet güzel ile zenginedir

Güzellerle zenginler her zaman itibarlıdırlar.

(Atasözü)
Allah sevdiğine dert verir

Tanrı, derdin kendisinden geldiğine inanarak yakınmayanları ödüllendireceği için sevdiğine dert verir.

(Atasözü)
Herkesin hamuru ekmeğine göredir

Bir iş için yapılacak hazırlık, gereksinim ölçüsünde olmalıdır.

(Atasözü)
Paranın gittiğine bakma, işinin bittiğine bak

Yapmak istediğin işi yapabildinse bu uğurda harcadığın paralara acıma çünkü para istediğin şeyi yapmak içindir.

(Deyim)
Sıçan deliğine paha biçilmez olmak

“güç bir durumda sığınacak bir yer bulmakta güçlük çekmek” anlamında kullanılan bir söz.

(Deyim)
Acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)

1) bir şeyin acısını derinden duymak; 2) kötü bir şey olacağını düşünerek önceden üzülmek.

(Deyim)
(birinin) yüreğine işlemek

Yüreğe işlemek.

(Deyim)
(birinin) yüreğine oturmak

çok üzmek: “İşte, yine başındaki bu dert de gelip yüreğine oturmuştu.” -S. F. Abasıyanık.

(Deyim)
Dizgine gelmek

Düzelmek, belli bir disipline ve sisteme girmek: “Kötülerin pek azı terbiyeye ve dizgine gelebilir.” -T. Buğra.

(Deyim)
(birinin) muzipliğine uğramak

Aldatılmak, şakaya hedef olmak: “Gülmüşler ve kendisine, arkadaşının bir muzipliğine uğradığını söylemişler.” -F. R. Atay.

(Deyim)
Eteğine yapışmak (sığınmak)

Birinin koruyuculuğu altına girmek.

(Deyim)
(birinin) ak dediğine kara demek

Inatçılık ederek karşısındaki ile anlaşmaya yanaşmamak.

(Deyim)
(birinin) dediğine gelmek

Birinin düşüncesini önce kabul etmezken sonradan doğru bulup kabul etmek.

(Deyim)
Erkekliğine yedirememek

Mertliğe, yiğitliğe yakıştıramamak: “Bir kimsesizlik acısı, sevilme, şefkat ihtiyacı içinde ağlıyor; ağlamayı erkekliğine yediremiyordu.” -N. Meriç.

(Deyim)
Enayiliğine doyma!

Iyi niyetle yaptığı bir davranış sonunda zarar gören kimseye söylenen bir söz.

(Deyim)
Alacağına şahin, vereceğine karga (kuzgun)

Alacağını isterken ısrar eden, borcunu öderken de güçlük çıkaran kimse.

(Deyim)
(birinin) ekmeğine yağ sürmek

Istemediği hâlde birinin işine yarayacak biçimde davranmak: “Bu name, cumhuriyetçilerin ekmeğine yağ sürdü.” -N. F. Kısakürek.

(Deyim)
Yüreğine sinmek

Içine sinmek.

(Deyim)
Bileğine güvenmek

Gücüne veya hünerine güvenmek.

(Deyim)
Komiğine gitmek

Gülünç bulmak: “Tıraş olan erkekleri seyretmeyi severim, komiğime gider.” -T. Dursun K.

(Deyim)
Ekmeğine göz koymak (dikmek)

Birinin geçimini sağlayan işi elinden almaya çalışmak.

(Deyim)
Eti kemiğine yapışmak

çok zayıflamak.

(Deyim)
Yüreğine saplanmak

Aşırı derecede acı duymak, içine oturmak.

(Deyim)
Eski kimliğine bürünmek

önceki düşüncelerine dönmek: “Unutmak istediğim eski kimliğime bürünüvermiştim.” -O. Pamuk.

(Deyim)
Eşiğine yüz sürmek

Bir dilekte bulunmak için bir kişiye yalvarmaya gitmek.

(Deyim)
Görüş birliğine varmak

Farklı görüş ve düşüncelerden sonra aynı görüş ve düşünceye ulaşmak.

(Deyim)
Şafii köpeğine dönmek

Yüzü gözü çok kirli olmak.

(Deyim)
Yüreğine su serpmek

Bir kimseyi kaygı sebebinin ortadan kalkmasıyla veya yeniden umut verecek bir haberle ferahlatmak: “Bizim nesil sözü, Selma Hanım'ın yüreğine biraz su serpti.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
Yüreğine (bir şey) çökmek

Derinden ızdırap duymak: “Ankara ufuklarına bakarken eskisi gibi insanın yüreğine gariplik çökmüyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
Yüreğine dert olmak

Başkasının herhangi bir davranışı, sonradan kendisi için sürekli bir üzüntü kaynağı olmak: “Zavallı adam, son nefesinde bir ekmek kadayıfı istediydi; alıp yediremedim. O, yüreğime dert oluyor.” -R. N. Güntekin.

(Deyim)
Yüreğine dokunmak

üzülmek: “Hem öyle manzaralar benim yüreğime dokunuyor.” -R. N. Güntekin.

(Deyim)
Yüreğine inmek

Kötü bir olay dolayısıyla fazlaca etkilenmek: “Eğer bizden gizli Paris'e kaçsaydın babamın yüreğine inerdi.” -P. Safa.

(Deyim)
Yüreğine kar yağmak

Kıskançlık duyarak üzülmek.

(Deyim)
Yüreğine kurt düşmek

şüphelenmek, içine kurt düşmek: “Reyhan'ın yüreğine küçük bir kurt düşmüştü.” -M. Yesari.

(Deyim)
Yüreğine od (ateş) düşmek

Felakete uğramak, çok üzülmek: “Adam odur ki komşusunun ineği dişi doğurdu der, yüreğine od düşer.” -M. Ş. Esendal.

(Deyim)
Kirpiği kirpiğine değmemek

Hiç uyuyamamak.

(Deyim)
Eline eteğine doğru

Her türlü kötülükten uzak olan, dürüst.

(Deyim)
Eline eteğine sarılmak

çok yalvarmak.

(Deyim)
Eteğine düşmek (sarılmak)

Yalvarıp yakarmak.

(Deyim)
Iliğine kadar ıslanmak

çok ıslanmak: “İliklerine kadar da ıslanmış ve soğuk almış.” -N. F. Kısakürek.

(Deyim)
Dengi dengine

Uygun olanıyla: “Şehrin ortasında bir kurulu düzen var ki işleyip duruyor.” -N. Meriç.

(Deyim)
Dengine getirmek

Punduna getirmek.

(Deyim)
Kemiğine (kemiklerine) kadar

Iyice, en son sınıra dek: Soğuk kemiklerimize kadar işlemişti.

Gine Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

4 Harf
  • G
  • I
  • N
  • E

Gine Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

2 Kelime

Gine İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

1 Kelime
()
Gene – gine

Yine, tekrar.

Yukarı Çık
x