Granül nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Granül Nedir ve Ne Demek?

1
1)
Granül (i. )

i. (Fr. granule ) Bir maddenin en küçük tânesi.

Granül Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

2
1)
Granül (isim)

Bir maddenin en küçük tanesi

2)
Granül

Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler

Granül Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

3
1)

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

Küçük yuvarlak ya da oval herhangi bir yapı. Özellikle sitoplâzmadaki lipit, protein granülleri, ribozom granülleri, polenin ekzini üzerindeki yuvarlak çıkıntılar gibi.

2)

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

Ufak tane, tanecik, partikül.

3)

BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

Yuvarlak biçimde hazırlanmış, ağız yoluyla kullanılabilen ağırlığı

mg’a kadar olan yumuşak kıvamda ilaç biçimi.

Granül Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Granule “ Granule what is ”
  • ALMANCA Granulat “ Granulat was ist ”
  • İSPANYOLCA Gránulo “ Gránulos de lo que es ”
  • ÇİNCE 颗粒 “ 颗粒的是什么 ”
  • FRANSIZCA Granules “ Granules qu'est-ce que ”
  • Arapça حبيبة “ حبيبة ما هو ”
  • İTALYANCA Granulo “ Granulo di quello che è ”
  • JAPONCA 顆粒 “ 顆粒は何か ”
  • PORTEKİZCE Grânulo “ Grânulo o que é ”

Granül Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • G
  • R
  • A
  • N
  • Ü
  • L

Granül Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • G
  • R
  • A
  • N
  • Ü
  • L

Granül İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

16 Kelime
(biyom.)
Granül

Küçük yuvarlak ya da oval taneli malzeme.

(müh.)
Granüle makinesi

Büyük malzeme parçalarını ve atık kalıp materyalini tanecikler haline getirmeye yarayan değirmen; eşanlam: granulatör. tar. Hayvan yemi üretim tesislerinde, çubuk halinde soğutucudan çıkan yemlerin, valsler arasında hayvanların yiyebileceği boyutta parçacıklara kırılmasını sağlayan pelet makinasının tamamlayıcısı makina.

(yerb.)
Granüler doku

(deri.)
Granüler tabaka

Malpigi katmanının hemen üzerindeki üstderiyi oluşturan katmanlardan biri.

(yerb.)
Granülit

Genellikle bazalt bazen grovak veya şeyl türü kayaçların granulit fasiyesinde, yüksek basınç ve yüksek sıcaklık koşullarında başkalaşıma uğramasıyla oluşmuş, çoğunlukla, ortoklaz, plajiyoklaz, ortopiroksen, klinopiroksen kuvars, granat, sillimanit cordiyerite ve aksesuar olarak, oksit grubu mineraller ve bazen amfibol içeren, orta-iri taneli, granoblastik ve gnaysik dokuda, bazen som olabilen, yüksek dereceli bölgesel başkalaşım kayacı.

(yerb.)
Granül kristal

(biyom.)
Granüllü akyuvar

Parçalı çekirdekli, sitoplazmasında granüller içeren ve bu granüllerin boyanma niteliğine göre bazofil, eozinofil ve nötrofil olmak üzere üç tipi bulunan akyuvar; eşanlam: granüler akyuvar, granülosit, polimorfonükleer lökosit.

(tar.)
Granüllü endoplazmik retikulum

Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında üzerlerinde ribozom taşıyan, dağınık ya da kümeler halinde bulunan, sentezlenen salgı ya da zar proteinlerinin taşınmasında, depolanmasında görev yapan, yassı keseler halinde görülen bir organel; eşanlam: granüllü ER.

(tar.)
Granülosit

Böceklerde kan hücreleri içinde bulunan, küçük çekirdeklerinin etrafında çok sayıda granül içeren, ince uzun yalancı ayakları olabilen, böcek vücuduna giren yabancı maddelerle ilk karşı karşıya gelip, üzerine granüler içeriklerini bırakarak plazmatositlerin aktivasyonunu sağlayan, nodül ve kapsül meydana getiren hücre tipi.

(tar.)
Granülsüz endoplazmik retikulum

Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında bulunan, üzerlerinde ribozom bulunmayan, genellikle küçük kesecikler halinde dağınık ya da belli bölgelerde toplanmış görülen,  steroit, lipit ve karbonhidrat sentezleyen hücrelerde bol bulunan bir organel; eşanlam: granülsüz ER.

(biyom.)
Bazofil granüllü akyuvar

Sitoplazmasında bazik boya alıcı granüller bulunan parçalı çekirdekli akyuvar; eşanlam: bazofil akyuvar, bazofil, bazofil granülosit.

Yukarı Çık
x