Katil nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Katil Nedir ve Ne Demek?

1
1)
Katil (geçişsiz f. )

geçişsiz f. (< kat’î+leş-mek ) Kesin durum almak, kesinleşmek.

Katil Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

3
1)
Katil (isim)

İnsan öldüren kimse, cani "Öldürdüğü güzele ağlayan bu katilin / Elleri kanlı fakat gözyaşları temizdi" - E. B. Koryürek

2)
Katil (isim)

Öldürme

3)
Katil (sıfat)

Öldürücü, ölüme neden olan "Katil kurşun."

Katil Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

2
1)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Duvar içlerine konan ve pencere, kapı yapımında kullanılan ağaç, dilme.

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Kâtil

Katil Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Killer “ What is the killer ”
  • ALMANCA Killer “ Was ist der killer ”
  • İSPANYOLCA Killer “ ¿Cuál es el asesino ”
  • ÇİNCE 凶手 “ 什么是凶手 ”
  • FRANSIZCA Killer “ Ce qui est le tueur ”
  • Arapça القاتل “ ما هو القاتل ”
  • İTALYANCA Killer “ Qual è il killer ”
  • JAPONCA キラー “ 何のキラー ”
  • PORTEKİZCE Killer “ O que é o assassino ”

Katil Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

5 Harf
  • K
  • A
  • T
  • I
  • L

Katil Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Yol bilen kervana katılmaz

Bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.

(Deyim)
Gülmekten kırılmak (katılmak, yarılmak)

Aşırı derecede gülmek: “Ahali gülmekten kırılıyordu.” -R. N. Güntekin.

(Deyim)
Hesaba katılmamak

Göz önüne alınmamak: “Gürültü de gürültü hani: Çalgının şamatası hesaba katılmasa seyircinin alkışı yeter!” -A. İlhan.

(Deyim)
Katıla katıla ağlamak

Aşırı derecede ağlamak: “Meğer aradan birkaç ay geçecek ve yine o evde, yine gözlerimizden yaşlar akarak katıla katıla ağlayacakmışız.” -Y. Z. Ortaç.

(Deyim)
Katıla katıla gülmek

Aşırı derecede gülmek: “Bir kahveye yolu düşmüş, kahvede oturanların hepsi katıla katıla gülüyorlarmış.” -B. R. Eyuboğlu.

(Deyim)
Kervana katılmak

Bir topluluğa karışmak.

(Deyim)
Su katılmamış

Kendine özgü olan durumu koruyan, başka bir etkiyle değişmemiş, bozulmamış olan: “O bizim biricik münekkidimizdir.” -B. R. Eyuboğlu.

(Deyim)
Topal eşekle kervana katılmak (karışmak)

Tkz. yetkisi ve yeteneği olmadığı hâlde önemli bir işe katılmaya yeltenmek.

(Deyim)
Yüreği katılmak

Ağlamaktan veya soğuktan nefesi tutulmak.

Katil Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

5 Harf
  • K
  • A
  • T
  • I
  • L

Katil Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

7 Kelime

Katil İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

8 Kelime
(f.)
Katilmak

Eklenmek, ilâve edilmek, karıştırılmak: “Yemek kaynarken soğuk su katılmaz.” “Buna tuz yerine şeker katılmış.” ♦ dönüşlü f. Kendini bir topluluğa katmak, bu topluluğun arasına girmek, dâhil olmak: Kafkas’a gidenler vardı. Ben de onlara katıldım . Hanlar, kervansaraylar, işte yolculukların sihrini yapan şeyler, bir kervana katılmak, bir handa gecelemek . Bir arkadaşın peşine düşüp kalabalığa katıldım . Emeğini, imkân ve gücünü katmak, ilâve etmek: “Kampanyaya katılmak.” “Seçime katılmak.” Hepsi de toprağın başında duruyor, gündelik çalışmaya katılıyor, çuval kaldırıp yüklüyor . Libya Hükûmeti’nin ilk kuruluşunda aslen Trablusgarplı Türk tebaasından birçok yüksek memur Libya’ya gitmiş ve hükûmetin kuruluşuna katılmışlardır . Taraftar olmak, iştirak etmek: “Suçsuz diyenlere katılıyorum.” “Eserlerindeki bütün fikirlere katılmıyorum.” ► Katılmak fiiliyle deyimler: Su katılmamış / Topal eşekle kervana katılmak.

(biyom.)
Doğal katil hücre

Yabancı hücre veya hastalık etmeni taşıyan doku hücrelerini özgül olmayan yolla tanıyan ve yok eden özelleşmiş lenfositler.

(f.)
Katilaşmak

Katı duruma gelmek.

(f.)
Katilaştirmak

Katı duruma getirmek.

(i.)
Katilgan doku

Organların asıl dokularının aralarını dolduran, az sayıda hücre ve bol miktarda hücreler arası madde ihtivâ eden doku tipi.

(i.)
Kātil

Cana kıyan, birini öldüren kimse: Fakat ne kātil ne de cinâyetin sebebi bulunamadı . Hemen döndüm boğmak için mel’un kātili . Aşka karşı bu an’ane ve zihniyet değil midir ki dünyânın babam gibi en iyi bir âile reisini kātil etti . sıf. Öldüren, öldürücü: Ben vedâ ederken oldu zehr-i kātilden beter / Bûse vermekte dehân-ı şekker-efşânın senin . Kātil nigâhın açmadı çün şerha sîneme / Bu zehr-i nâb nedendir neden neden .

()
Katil – katl

[ l ince] i. Öldürme, öldürülme: İstanbul’dan çıktı katlime ferman / Aradım bulmadım derdime derman . Çünkü aşîret mücâdelelerinin başlıca iki sâiki vardır, katl-i a’dâ ve icrâ-yı yağmâ . Nâzım Paşa’nın katlini ehemmiyetsiz bir vak’a gibi iki üç satırla yazmıştı . ѻ Katl edilmek: Bk. KATLEDİLMEK. Katl etmek: Bk. KATLETMEK. Katl ettirmek: Bk. KATLETTİRMEK.

()
Kātillik

Kātil olma durumu: Hatta emrettiğiniz iş cellâtlık da değil âdeta kātillik .

Yukarı Çık