Konma nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Konma Nedir ve Ne Demek?

6
1)
Konma (geçişsiz f. )

(Uçucu şey) Uçmasına son verip bir yerde durmak: Çağırırım çağırırım yanıma gelmez / Bülbülden öğrenmiş dikene konmaz / Yüz bin öğüt versem biri kâr etmez (Halk Şiiri). Uçmakta konmadan kıyısız bir denizde ruh / Benzer mi böyle bir kuşa tûfan içinde Nuh (Yahyâ Kemal). Konsa rüyâ dolu köşkümün / Çiçekli damına serçeler (Orhan V. Kanık).

2)
Konma (geçişsiz f. )

Emek sarfetmeden elde etmek, bedâvadan ele geçirmek: “Ziyâfete konmak.” Ulan Ziyâ, kondun gene kıyak karıya be!… dedi (Bediî Fâik). Bir kelepire kondum… Bundan sen de istifâde et (Kerîme Nâdir). Yüzlerce memur, müfettiş, yönetim kurulu üyesi devletten, belediyeden ve halktan sağlanan büyük maaşlara konmuşlardır (Ahmet Kabaklı). ѻ Kona göçe: Dura kalka: Eskiden kim bilir kaç gün, kaç gecede kona göçe gidecekleri bu yolu şimdi… (Reşat N. Güntekin). ► konmak fiiliyle deyimler: Başına devlet kuşu konmak / Daldan dala konmak / Gül dalına bülbül konmak / Karga gibi leşe konmak.

3)
Konma (geçişsiz f. )

geçişsiz f. (Eski Türkçe’den beri kullanılır) (-e)

4)
Konma (geçişsiz f. )

Misâfir olmak: “ Hânedan evine konmak. ” Nazîmâ ayş u nûş et mihmansın bunda birkaç gün / Müsâfir-hâne-i dehre o konmuştur bu konmuştur (Nazîm). Onun konağına her akşam birkaç kişi konar (Şemseddin Sâmi).

5)
Konma (geçişsiz f. )

Yolculuk sırasında bir yerde konaklamak, geceyi geçirmek: Yücesinden baktım bir ulu kervan / İndi bir ovaya kondu bezirgân (Köroğlu). Bosna paşası Budin’e dâhil olup Peşte yakasına kondular (Kâtip Çelebi’den Seç.). Ben yetiştim, kervansaraylar vardı ki her birine iki bin - üç bin hayvan konardı (Kemal Tâhir).

6)
Konma (geçişsiz f. )

Yurt edinmek, yerleşmek: Kurtlar konmuş mor sümbüllü yurtlara / Türlü libas giymiş yüzü dağların (Karacaoğlan – Ö.T.S.). Heves köves yaptırdığım odalar / Korkarım ki düşman konar yurt olur (Dadaloğlu – Ö.T.S.). Biz bir avuç insanız Lotüs Hanım, yaban yere gelip konmuşuz (Kemal Tâhir).

Konma Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

1
1)
Konma (isim)

Konmak işi "Şiirde biçim, gerekli parçaların yerli yerine konmasıdır." - B. Necatigil

Konma Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

1
1)

BSTS / Atletizm Terimleri Sözlüğü

Uzun atlamalarda, uçuştan sonra vücudu yere indirme.

Konma Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Landing “ What is landing ”
  • ALMANCA Landung “ Was ist landing ”
  • İSPANYOLCA El aterrizaje “ ¿Cuál es el aterrizaje ”
  • ÇİNCE 着陆 “ 什么是降落 ”
  • FRANSIZCA L'atterrissage “ Quel est l'atterrissage ”
  • Arapça الهبوط “ ما هو الهبوط ”
  • İTALYANCA Atterraggio “ Che cosa è l'atterraggio ”
  • JAPONCA 上陸 “ 何が上陸 ”
  • PORTEKİZCE Destino “ O que é destino ”

Konma Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

5 Harf
  • K
  • O
  • N
  • M
  • A

Konma Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Kesilen baş yerine konmaz

Kesin olarak yapılıp sonuçlandırılan iş, eski durumuna getirilemez.

(Deyim)
Başına devlet (talih) kuşu konmak

Beklemediği büyük bir nimeti ele geçirmek.

(Deyim)
Mirasa konmak

Bir kimseye önemlice bir kalıt kalmak: “Bizimkiler okkalı bir mirasa konmuşlar da o hergelenin hakkını mı yemişler ne?” -H. Taner.

(Deyim)
Beleşe konmak

Bir şeyi emek harcamadan, para vermeden elde etmek.

(Deyim)
Daldan dala konmak

Sık sık iş, konu veya düşünce değiştirmek: “Çalı kuşu gibi daldan dala konan kararsız bir çocuktu.” -H. R. Gürpınar.

(Deyim)
Hazıra konmak

Başkasının emeğiyle ortaya çıkmış bir şeyden yararlanmak: “Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler aramak zorundadır.” -O. V. Kanık.

(Deyim)
Kelepire konmak

Kelepir yakalamak.

(Deyim)
Yağlı kapıya konmak

Rahat, sıkıntısız bir yere girmek, geçimini başkasının üstüne yıkmak: “Kondu, namussuz, yağlı kapıya, diye, hasedini belli ediyordu.” -H. Taner.

(Deyim)
Yürürlüğe konmak

Bir kanun veya bir karar uygulama alanına konulmak: “Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ... antlaşmalar ... yayımlanma ile yürürlüğe konabilir.” -Anayasa.

Konma Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

5 Harf
  • K
  • O
  • N
  • M
  • A

Konma Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

2 Kelime

Konma İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

8 Kelime
(f.)
Konmak

Uçmasına son verip bir yerde durmak: Çağırırım çağırırım yanıma gelmez / Bülbülden öğrenmiş dikene konmaz / Yüz bin öğüt versem biri kâr etmez . Uçmakta konmadan kıyısız bir denizde ruh / Benzer mi böyle bir kuşa tûfan içinde Nuh . Konsa rüyâ dolu köşkümün / Çiçekli damına serçeler . Yolculuk sırasında bir yerde konaklamak, geceyi geçirmek: Yücesinden baktım bir ulu kervan / İndi bir ovaya kondu bezirgân . Bosna paşası Budin’e dâhil olup Peşte yakasına kondular . Ben yetiştim, kervansaraylar vardı ki her birine iki bin - üç bin hayvan konardı . Yurt edinmek, yerleşmek: Kurtlar konmuş mor sümbüllü yurtlara / Türlü libas giymiş yüzü dağların . Heves köves yaptırdığım odalar / Korkarım ki düşman konar yurt olur . Biz bir avuç insanız Lotüs Hanım, yaban yere gelip konmuşuz . Misâfir olmak: “ Hânedan evine konmak. ” Nazîmâ ayş u nûş et mihmansın bunda birkaç gün / Müsâfir-hâne-i dehre o konmuştur bu konmuştur . Onun konağına her akşam birkaç kişi konar . Emek sarfetmeden elde etmek, bedâvadan ele geçirmek: “Ziyâfete konmak.” Ulan Ziyâ, kondun gene kıyak karıya be!… dedi . Bir kelepire kondum… Bundan sen de istifâde et . Yüzlerce memur, müfettiş, yönetim kurulu üyesi devletten, belediyeden ve halktan sağlanan büyük maaşlara konmuşlardır . ѻ Kona göçe: Dura kalka: Eskiden kim bilir kaç gün, kaç gecede kona göçe gidecekleri bu yolu şimdi… . ► Konmak fiiliyle deyimler: Başına devlet kuşu konmak / Daldan dala konmak / Gül dalına bülbül konmak / Karga gibi leşe konmak.

(müh.)
Alıkonma

Fiziksel bir süreçte ya da bilgi işlemede, olay tamamlandıktan sonra olayla ilgili bir etkinin ya da verilerin belirli bir yüzdesinin kalması. orm. Kağıt üretimi sırasında, bir safiha oluşumu sonrasında kalan lif ya da diğer malzeme miktarının öncesinde eklenen lif ya da diğer malzeme miktarına oranı; eşanlam: retansiyon.

(kim.)
Alıkonma süresi

Kromatografik yöntemlerde incelenen  örneklerin cihaza verilmesi ile hedef bileşenin elde edilen kromatogramdaki tepe noktasının görünmesine kadar geçen süre.

(denz.)
Geminin alıkonması

Geminin seyir için eksiklerinin olması veya başka bir nedenle mahkeme kararınca, liman veya diğer yetkililerce belirli bir süre seferden alıkonulması.

(tar.)
Kuşkonmaz

Asparagaceae familyasına dahil olan, toprakaltı gövdeden çıkan yaprakları pul şeklini almış, - cm uzunluğunda beyaz, yeşil veya hafif morumsu sürgünleri tüketilen, çok yıllık, serin iklimden hoşlanan ve soğuğa dayanıklı, dioik sebze türü.

(tar.)
Kuşkonmaz böceği

Kınkanatlılar takımının yaprakböcekleri familyasında yer alan, bilimsel adı Crioceris asparagi olan, erginleri - mm boyunda, göğsü kırmızımsı, baş ve kanatları mavimsi siyah renkte, kanatlar üzerinde üçer adet sarımsı benek taşıyan, ergin ve larvaları kuşkonmaz bitkilerinin sap ve yapraklarında beslenerek zarara yol açan böcek türü.

(tar.)
Kuşkonmaz virüsü 2

Tek sarmallı RNA içeren, özsu ile ve tohumla taşınabilen, tek konakçısı olan kuşkonmazda gözle görünür bir belirti oluşturmayan, ancak üründe azalmaya neden olan ilarvirüs.

()
Ortalama hücre alıkonma süresi

çevr. Mikrobiyal hücrenin aktif çamurda kalma süresi, çamur içindeki hücre kütlesinin sistemden hücre atılma hızına bölünmesiyle bulunur.

Yukarı Çık