Koz nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Koz Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

4
1)
Koz

Başarı fırsatı olan elverişli durum, saldırış ve savunma fırsatı "Başvurduğu bu olağanüstü tabiyede varlığını değil, yokluğunu koz olarak kullanmıştır." - H. Taner

2)
Koz (isim,)

bitki bilimi Ceviz

3)
Koz

İskambil oyunlarında diğer kâğıtları alabilen, onlara üstün tutulan belirli renk ve işaretteki kâğıt

4)
Koz

Karşısındakini alt edecek etkili şey

Koz Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

16
1)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

( < DLT. köz) Köz, ateş koru

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Boş : Koz şişe.

3)

Tarama Sözlüğü

Ceviz

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Ceviz (cevizlerle oynanan oyunda kullanılır, diğer hâllerde “ceviz” kelimesi kullanılır)

5)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Ceviz.

6)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Ceviz.
Kabuklu meyve.

7)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Delil, koz

8)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ET kuz: Kuzu barınağı (Erzincan Merkez)

9)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Evlerin altında bulunan davar ağılı.
Ahırda yavruların konmasına yarayan bölme, yer.

10)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

İyice yanıp ateş durumuna gelmiş odun ya da kömür parçası, kor

11)

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

k. ceviz

12)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Köz

13)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Köz (ateş)

14)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Kuzu ağılı.
koz dami: kuzu ağılı

15)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

Kuzu ahırı. (Beykara *Selim -Kars)

16)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Od, ateş.

Koz Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

3 Harf
  • K
  • O
  • Z

Koz Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Koz gölgesi kız gölgesi, söğüt gölgesi yiğit gölgesi, dut gölgesi it gölgesi

Ağaçların gölgeleri bile doğal özelliklerini yansıtır, koz, yani ceviz ağacının altında insan, herkesin peşinde koştuğu bir kızın yanındaymışçasına mutluluk duyar; söğüdün gölgesi, boylu boslu bir yiğidin güvenini kazanır; dut ise altına meyvelerini döktüğü için gölgesi çıkarcıların üşüştüğü bir yerdir.

(Atasözü)
Ana ile kız, helva ile koz

Anne ile kız, koz helvasının içindeki cevizle helva gibidirler, birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlar.

(Atasözü)
An beni bir kozla, o da çürük çıksın

Bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.

(Atasözü)
Yâr beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın

Bir dostun verdiği armağan küçük ve değersiz olsa bile verilen kişinin hatırlandığını göstermesi bakımından çok değerlidir.

(Atasözü)
Ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz

Ardıç ağacının ateşi çabuk geçer, kül olur; yalancının sözü de böyledir, ona da güvenilmez.

(Deyim)
Kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) aşmak

Sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak.

(Deyim)
(biriyle) kozunu paylaşmak (pay etmek)

Aralarındaki anlaşmazlığı zora başvurarak çözümlemek, sona erdirmek: “Mümeyyiz Efendi varsın bekçi ile kozunu pay etsin.” -R. N. Güntekin.

(Deyim)
Kozasına çekilmek

çevreyle ilişkisini kesmek, hiçbir şeye karışmamak: “Hiçbir tarakta bezim kalmadı, ipek böceği gibi kozama çekilmiş, kendi hâlimde, politikaya bulaşmadan yaşıyorum.” -A. İlhan.

(Deyim)
Kazı koz anlamak

Söylenen şeyi çok yanlış anlamak.

(Deyim)
ıstakoz gibi

çok kırmızı.

(Deyim)
Koz kırmak

1) oyunda elindeki kozlardan birini kullanmak; 2) mec. yanlış tutum içinde bulunmak: “Zavallının iratlarında oturan kiracılarla uğraşarak kırmadığı koz, çevirmediği dolap kalmıyordu.” -Ö. Seyfettin.

(Deyim)
Koz vermek

Imkân tanımak, elverişli durum sağlamak.

(Deyim)
Koza çekmek

Kozayı temizleyip ayıklamak: “Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı.” -Y. Kemal.

(Deyim)
Son kozunu (kartını) oynamak

Elinde bulunan son imkânı kullanmak: “İlk uzunçaların hazırlıkları başladığında, her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu.” -M. Mungan.

Koz Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

3 Harf
  • K
  • O
  • Z

Koz İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

56 Kelime
(teks.)
Koza pişirme

İpekböceği kozalarından lif uçlarının bulunarak çekilebilmesi için kozaların sıcak su ve buharla işlem görmesi; eşanlam: koza kaynatma.

(kim.)
Viskozimetre

(denz.)
Viskoziteölçer

(inş.)
Viskoz sönümleyici

Depremde yapıların ağdalığı  yüksek sıvısal sürtünme ile enerji sönümlendirerek yer değiştirmelerini sınırlamayı olanaklı kılan aygıt; eşanlam: viskoz sönümlendirici.

(biyom.)
Görünür viskozite

(mak.)
Kinematik vizkozite

(teks.)
Strüktür viskozite

(elk.)
Kozmik gürültü

Atmosferin dışındaki doğal olaylardan kaynaklanan elektromanyetik gürültü.

(tar.)
Kozmoz

Papatyagiller familyasından olan, Meksika orijinli, tohumla çoğalan, parlak renkli çiçekleri olan ve çok hızlı büyüyen, her türlü toprakta yetişip güneş seven, ev bahçelerinde ve sınırlarda yetiştirilip kesme çiçek olarak kullanılabilen, tek yıllık bir süs bitkisi.

(kim.)
Glikozaminoglikan

N-asetilglikoz amin veya N-asetilgalaktoz amin brimlerini içeren disakarit brimlerinin yinelenmesi ile oluşan, düz zincirli, hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren, proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan,  hiyaluronik asit, kondroitin sülfat, keratan sülfat, heparin gibi polisakarit; eşanlam: mukopolisakarit.

(tar.)
Koza boğma

Kopuksuz lif çekebilmek için koza içerisindeki pupanın gelişmesini sonlandırma işlemi; eşanlam: koza öldürme.

Yukarı Çık