Mat nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Mat Nedir ve Ne Demek?

1
1)
Mat (sıf. )

sıf. (Fr. mat < Lat.) Parlak ve cilâlı olmayan, donuk.

Mat Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

2
1)
Mat (sıfat)

Parlak olmayan, donuk

2)
Mat (isim)

Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi

Mat Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

8
1)

Güncel Türkçe Sözlük

(II) sf. Parlak olmayan, donuk.

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Bilmece.

3)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Bir çeşit helva.
Koyu pekmez, koyu domates suyu.
Şeker ya da pekmez ağdası.

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Domates suyu.

5)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Far. mât: mat; şaşırma.
mata galmak: şaşırmak; alıklaşmak

6)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Maskara.

7)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Pek.

8)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Şaşkın.

Mat Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Mat “ What is Mat ”
  • ALMANCA Mat “ Was ist Mat ”
  • İSPANYOLCA Mat “ ¿Qué es la Mat ”
  • ÇİNCE “ 什么是垫 ”
  • FRANSIZCA Mat “ Ce qui est Mat ”
  • Arapça حصيرة “ ما هو حصيرة ”
  • İTALYANCA Mat “ Che cosa è Mat ”
  • JAPONCA マット “ 何マット ”
  • PORTEKİZCE Tapete “ O que é Esteira ”

Mat Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

3 Harf
  • M
  • A
  • T

Mat Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
At at oluncaya kadar sahibi mat olur

Bir çocuğu, bir işçiyi yetiştiren her bakımdan çok yorulur, yıpranır.

(Deyim)
Damat girmek

Aileye güveyi olarak katılmak: “Öyle bir aileye isterim.” -H. Taner.

(Deyim)
Romatizması tutmak

Romatizma ağrıları başlamak: “Kardeşinin romatizmaları tutmuş.” -Ö. Seyfettin.

(Deyim)
Kendini matah sanmak

Kendini olduğundan daha fazla değerli kabul etmek: “Bunu kendini matah sanmış bir Batılı aydın olmanın kefareti olarak yaptığını söylemiş.” -H. Taner.

(Deyim)
Mat etmek

1) satranç oyununda yenmek: “İki kişiyi birden satrançta mat ettim.” -A. Gündüz. 2) bir tartışma sonunda karşısındakini cevap veremez duruma düşürmek: “Başkaları onları mat etmeden onlar kendi çelişkileri ile kendilerini çelmeliyorlardı.” -H. Taner. 3) kötü duruma düşürmek, bozmak: “Başka bir çocuk arabasındaki hafif cümbüşü birdenbire bu araba mat etti.” -O. C. Kaygılı.

(Deyim)
Mat olmak

1) satranç oyununda yenilmek; 2) bir tartışma sonunda veya benzeri bir durumda yenik düşmek.

(Deyim)
Matem tutmak

Yas tutmak.

(Deyim)
Matiz olmak

Argo sarhoşluktan sızacak duruma gelmek: “Bak şu moruğa matiz oluyor gene.” -O. Kemal.

(Deyim)
Matrağa almak

Alaya almak, eğlenmek.

(Deyim)
Matrak geçmek

Argo alay etmek, eğlenmek: “Matrak mı geçiyorsun benimle?” -N. Cumalı.

(Deyim)
Dramatize etmek

1) bir edebî eseri radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirmek; 2) mec. bir olayı olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya koymak.

(Deyim)
Format atmak (çekmek)

Biçimlendirmek.

(Deyim)
Otomatiğe almak (bağlamak)

Kendi kendine yeniden düzene sokmak.

(Deyim)
Otomatiğe geçmek

Otomatik olarak çalışmaya başlamak.

(Deyim)
Itimat beslemek

Güven duymak, güvenmek.

(Deyim)
Itimat telkin etmek

Güven vermek.

(Deyim)
Hayat memat meselesi (yapmak, olmak)

ölüm kalım meselesi.

(Deyim)
Talimat vermek

üst düzeyde bulunan biri, yaptıracağı işle ilgili olarak görüşünü belirtmek, yol göstermek.

(Deyim)
Hacamat etmek

1) hacamat yoluyla kan almak; 2) argo hafifçe yaralamak.

(Deyim)
şamata etmek (koparmak)

Gürültü patırtı yapmak: “Amma da şamata ettin be çorbacı, dedi.” -H. Taner. “Haykırarak, şamata kopararak, yarı havada, yarı yerde koşup kendilerini çeşmenin yalaklarına atarlardı.” -R. H. Karay.

Mat Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

3 Harf
  • M
  • A
  • T

Mat Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

223 Kelime

Mat İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

496 Kelime
(bkz.)
Dramatik oyun

çocg. canlandırıcı oyun

(elk.)
Darbe transformatörü

Veri iletişim devrelerinde darbeli işaretleri iletim hattına uygulamak amacı ile kullanılan, darbe şekillerinin bozulmaması için geniş bantlı ve genellikle düşük güç kapasiteli transformatör.

()
Kazamat

Barınmak, topları mermilerden korumak ve cephâneyi depo etmek maksadıyle kullanılan gömme siper, küçük tahkimli tesis, istihkâm.

(elk.)
Otomatik kazanç kontrolü

Bir otomatik kontrol sisteminin ya da bir radyo alıcısının kuvvetlendirisinde, giriş işaretinin genliğinin geniş bir aralıkta değişimlerinden bağımsız olarak çıkış işaretinin gücünün yaklaşık olarak aynı değerde kalmasının sağlanması.

(endst.)
Yalın matris

Sadece tek bir satırındaki veya sütunundaki elemanın birim matrisinkinden farklı olan matris.

(biyom.)
Genetik materyal

Ökaryot ve prokaryot hücrelerde kendini eşleme, genetik bilgiyi taşıma, ifade etme ve mutasyon oluşturma özelliklerine sahip olan kromozom, plazmit, mitokondri ve kloroplast DNA’sı ile hareketli elemanlar gibi DNA molekülleri, virüslerde ise tek ve çift iplikli DNA ya da RNA’dan oluşan yapıların tümü.

(geom.)
Tematik harita

Jeoloji, ulaşım, taşımacılık, bitki örtüsü, hava sıcaklığı, hava basıncı, tarımcılık, madencilik, ekonomi, üretimler, denizcilik, hava ve toprak kirliliği gibi konularda coğrafi konumlarıyla beraber bilgi veren konu haritaları.

(mak.)
Pnömatik eyleyici

Pnömatik sistemlerde sıkıştırılmış havanın basıncı ile hareket üreten eleman; eşanlam: pnömatik iş elemanı.

(geom.)
Alıcıdan bağımsız veri dağıtım formatı

GPS, GLONASS, GALILEO, BEIDOU gibi küresel yöngüdüm uydu sistemleri ile elde edilen gözlem verilerinin, uydu yayın bilgilerinin ve meteorolojik ölçümlerin kullanıcılara yazılım ve platform bağımsız olarak sunulabilmesi için yılından başlayarak yayımlanan işlenmemiş veri değiştokuş standardı; eşanlam: RINEX formatı.

(göst.)
Amatör tiyatro

Genelde gönüllülük esasına dayanan, profesyonel olmayan tiyatro.

(biyom.)
Aklimatizasyon

Yukarı Çık