Mini nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Mini Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

1
1)
Mini (sıfat)

Çok küçük veya kısa

Mini Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

5
1)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi.

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Çocuklar için yapılan kalınca yufka ekmeği.

3)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

k.minik (I)-

Kaz yavrusu.

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Kaz yavrusu.

5)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Köpek yavrusu, küçük köpek.

Mini Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

4 Harf
  • M
  • I
  • N
  • I

Mini Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur

Akıllı işçi, beceremeyeceği yönetim işine el atmaz.

(Atasözü)
Yürük at yemini artırır

Bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

(Atasözü)
Kiminin parası, kiminin duası

Bir iş yapılırken veya yapıldıktan sonra kiminden para, kiminden dua alınabilir.

(Atasözü)
Iki emini bir yemin aralar

Birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa artık güven bozulmuş demektir, ayrılmaları gerekir.

(Atasözü)
Yüğrük at yemini artırır

Bir işte üstün çaba gösterenler, o ölçüde bir karşılık görürler.

(Atasözü)
Hısım hısımının ne öldüğünü ister, ne onduğunu

Kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.

(Atasözü)
Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur

Kendisini yetiştiren kimsenin malına hıyanet eden, el uzatan kimse cezasını bulur.

(Deyim)
Pimini çekmek

Başkasına zarar verecek kötü bir olayı başlatmak.

(Deyim)
Robot resmini çizmek (yapmak)

Adli olaylarda tanığın tarifiyle şüphelinin görünümünü yansıtan resmini çizmek.

(Deyim)
(bir yere) adım (adımını) atmamak

Gitmemek, uğramamak: “Faik Bey artık konağa adımını atmıyor, artık ne Servet Bey'e hatta ne de Cemal'e görünüyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
Adım (adımını) atmak

1) yürümek için ayağını öne doğru uzatıp basmak: “Yıllar var ki bu eve tek bir ziyaretçi bile adım atmamıştı.” -E. Şafak. 2) mec. bir işe ilk kez girişmek.

(Deyim)
Adımını geri atmak

Başladığı bir işten geri dönmek.

(Deyim)
Tam adamını bulmak (adamına düşmek)

1) en uygun kişiyi seçmek; 2) alay en uygunsuz kişiyi seçmek.

(Deyim)
Adımını attırmamak

1) rahat davranmasını engellemek amacıyla sürekli olarak denetim altında bulundurmak; 2) bir yere girmesine engel olmak.

(Deyim)
Gemini kısmak

Bir kimsenin üzerindeki baskıyı arttırmak.

(Deyim)
Meram (meramını) anlatmak

Isteğini, derdini anlatmak: “Gözlerini siyasi ihtiraslar bürüyen kimselere meram anlatmak mümkün olmamıştı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
Ismini bağışlamak

Adını bağışlamak.

(Deyim)
özlemini çekmek

Arzulamak, çok özlemek, hasretini çekmek: “Mustafa Kemal Paşa, özlemini çektiği bir yuvaya kavuşmuştur.” -H. Taner.

(Deyim)
özlemini duymak

Yürekten istemek, arzu etmek.

(Deyim)
Geçimini doğrultmak

Geçinmek için yeteri kadar para kazanmak: “Biri elbise askısı yapıyor, diğeri de yapılanları satıyor, böylece geçimlerini doğrultuyorlardı.” -S. Ayverdi.

(Deyim)
Ismini cismini bilmemek

Tanımamak.

Mini Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

4 Harf
  • M
  • I
  • N
  • I

Mini İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

106 Kelime
(sant.)
Minimal sanat

'de düşünür Richard Wollheim'ca ortaya atılan, 'içeriği en aza indirgenmiş sanat'.

(göst.)
Feminist tiyatro

Kadının cinsel, toplumsal, siyasal açıdan var olan durumunu sorunsallaştıran, kadın kimliği konusundaki bilinci derinleştirmeyi amaçlayan tiyatro anlayışı, kadıncı tiyatro.

(meteo.)
Akarsu seviye tahmini

Akarsuların belli bir noktasındaki su seviyesi yüksekliği için yapılan hidrometeorolojik tahmin.

(tar.)
Aminizasyon

Toprakta bulunan organik azotun, mineralleşmenin ilk adımı olan ve mikroorganizmalar tarafından protein ya da benzeri azotlu bileşiklerin hidrolitik parçalanmaları sonucunda aminler ve amino asitleri oluşturma tepkimesi.

(gıda.)
A vitamini

Hayvansal gıdalardan en çok balık, karaciğer yağı, karaciğer, tereyağı, yumurta sarısı ve yağlı sütte bulunan, eksikliğinde gece körlüğüne yol açan, kimyasal adı -,-dimetil---,,,-nonatetraen--ol, yaygın adı retinol olan, yağda çözünen bir alkol. tar. Çiftlik hayvanlarının yiyecekleriyle almak zorunda olduğu, hayvansal organizmada hem serbest alkol hem de yüksek yağ asitlerinin esterleri olarak bulunan, yeşil bitkiler, sarı mısır ve onun yan ürünleri ile havuç ve tatlı patateste zengin olan, yetersizliğinde gece körlüğü ve ilerlemiş durumda kseroftalmi, büyümede durma, kemik gelişiminde düzensizlikler ve canlı ağırlık kaybına neden olan, memeliler ve deniz balıklarında vitamin A, tatlısu balıklarında ise vitamin A formunda bulunan, ısıya dayanıklı, oksidasyona yatkın, yağda çözünen bir vitamin.

(gıda.)
B12 vitamini

Özellikle hayvansal dokularda bulunan, insan metabolizmasında koenzim görevi yapan, büyüme ve eritrositlerin oluşumunu hızlandırma işlevine sahip, eksikliğinde kronik yorgunluk, depresyon, sindirim bozukluklarından hafıza kaybı ve sinirsel bozulmalara kadar çok çeşitli arazlara yol açan, suda çözünen, B grubu bir vitamin. tar. Hayvanların büyümeleri için gerekli olan, metionin sentezi ile karbonhidrat ve lipit metabolizmasında rol alan, yapısında kobalt bulunan, folik asit ve kolinle metabolik ilişkisi olan, rumende mikroorganizmalar tarafından sentezlenen, özellikle kanatlılar olmak üzere diğer çiftlik hayvanlarının yemlerle alması gereken, daha çok hayvansal kaynaklı ürünlerde bulunan, yetersizliğinde pernisiyöz anemi ve sinirsel lezyonlar oluşan, civcivlerde yumurtadan çıkış gücünü düşüren ve perosise benzer kemik anormallikleri gösteren, kırmızı renkte, kristal toz formda, higroskopik, suda çözünen, B grubundan bir vitamin; eşanlam: kobalamin, siyanokobalamin, antipernisiyöz anemi faktör.

(gıda.)
B1 vitamini

Vitaminler içinde en düşük kararlılığa sahip olan, karaciğer ve diğer sakatatlar, kurubaklagiller, tahıllarda yüksek miktarda bulunan, karbonhidrat metabolizmasında rol alan bazı enzimler için kofaktör görevi yapan, eksikliğinde iştah kaybı, depresyon, zihinsel yorgunluk ve beriberi hastalığına yol açan, metilen gruplarına bağlanmış bir tiyazol ve pirimidin türevi olan, suda çözünen bir vitamin.

(gıda.)
B2 vitamini

Kimyasal adı ,-dimetil--izoalloksozin olan, flavin enziminin prostetik grubunu oluşturan, ısıl işlemlere karşı dayanıklı, atmosferik oksijenden etkilenmeyen, et ve süt ürünleri, karaciğer, böbrek, yumurta, ıspanak ve kurubaklagillerde yüksek miktarda bulunan, vücutta enerji metabolizmasında önemli rol oynayan, yetersizliğinde insanlarda deride pürüz, çatlak ve sarı kabuk oluşumuna yol açan, suda çözünen bir vitamin.

(gıda.)
B6 vitamini

Kırmızı et ve et ürünleri , çiğ sebzeler, beyaz et, ve bir miktar da süt ve süt ürünlerinde bulunan, özellikle protein metabolizmasında çok önemli bir koenzim olan ve birçok nörotransmiterin sentezinde rol alan, gıdalarda piridoksamin ve piridoksal şeklinde bulunan, eksikliğinde nörolojik bozukluklara yol açan, suda çözünen B grubu bir vitamin.

(tar.)
D2 vitamini

Provitamini olan ergosterolün güneşin morötesi ışınlarına maruz kalması sonucu sentezlenebilen vitamin D’nin bitkilerde bulunan formu; eşanlam: kalsiferol, ergokalsilferol.

(tar.)
D3 vitamini

Provitamini olan -dehidroksikolesterolün güneşin morötesi ışınlarına maruz kalması sonucu deride sentezlenebilen, vitamin D’nin balık yağı, süt ve yumurta gibi hayvansal kaynaklı ürünlerde bulunan formu; eşanlam: kolekalsiferol.

Yukarı Çık