Nisbet nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Nisbet Nedir ve Ne Demek?

1
1)
Nisbet ()

Bk. NİSPET

Nisbet Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Nisbet “ What is Nisbet ”
  • ALMANCA Nisbet “ Was ist Nisbet ”
  • İSPANYOLCA Nisbet “ ¿Qué es Nisbet ”
  • ÇİNCE 比特 “ 什么是比特 ”
  • FRANSIZCA Nisbet “ Qu'est-ce que Nisbet ”
  • Arapça نيسبيت “ ما هو نيسبيت ”
  • İTALYANCA Nisbet “ Che cosa è Nisbet ”
  • JAPONCA Nisbet “ 何Nisbet ”
  • PORTEKİZCE Nisbet “ O que é Nisbet ”

Nisbet Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • N
  • I
  • S
  • B
  • E
  • T

Nisbet Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • N
  • I
  • S
  • B
  • E
  • T

Nisbet İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

4 Kelime
(zf.)
Nispeten – nisbeten

Kıyaslanacak olursa, göre, oranla: Nâmus, iffet hep birdir. Bu kelimelerdeki kutsiyet hanımla hizmetçiye nispeten tehâlüf etmez . Ve zaptettikleri tayyettiklerine nispeten hiç mesâbesindedir . Oldukça, bir dereceye kadar: Alâeddin Tepesi’ndeki köşklerin yüz elli sene evvel nispeten tam olduğunu düşünürsek bir imparatorluğun dayandığı medeniyetle berâber inkırâzının ne demek olduğunu anlarız . Nispeten daha genç olan bir ikisi de elini öperler .

(i.)
Nispet – nisbet

İki şeyin veya parça ile bütünün nitelik veya nicelik bakımından birbirine göre olan durumu, oran. Ölçü, derece: Zîra Türk askerinde bir nisbet-i hârikulâdeye peyveste olmuş fazîletler vardır . Hüznüm nispetinde de Zeli’ye tutkunluğum kökleşiyor . Sertliği nispetinde kurnaz . Bir şeyin parçaları veya iki ayrı şey arasındaki uygunluk, oran, orantı, tenâsüp: Bir akşam üstü önünden geçerken XVI. asrın mûcizesi olan o hârikulâde nispet beni yakaladı . Bir heykel veya bir binâ ne kadar büyük ve muhteşem olursa olsun muhtelif kısımları arasındaki nispetler âhenktar olmazsa çirkin görünür . Böylece de kollektif cemiyet zevk ve şuûru sâdece yeni fethedilen İstanbul şehrinde değil bütün bir memleket sathında bir nispetler, hacimler, renkler ve âhenkler kervanı hâlinde yoluna yordamına devam ediyordu . İlgi, bağ, râbıta: Hangi âile ile nispet peydâ eylerse o âile için Melih Bey takımından olmak muhakkaktır . Sandukasının başına dolanan bu sarıkla türbesinin etrâfını saran mezarlık arasında bir garip nispet bulurdum . Teknik seviye ile ideolojik kavgalar arasında bir nispet kurmak mümkün müdür? . Birini üzmek ve kızdırmak için inat olsun diye yapılan iş veya davranış: Kör olayım, onlara nisbetime ölürüm ha! . ♦ zf. Kıyas edilirse, göre, nazaran, nispetle: Cemâlin nûruna nisbet güneş bir nûr-i bî-ferdir / Güneş sensin ki zerrâtın nebîlerle velîlerdir . Kulunun za’fına nisbet çok ise noksânı / Ya onun kahrına gālib mi değil ihsânı . Ve bizlere nispet dâima yeni gelen bir İstanbul yolcusu kaldığın için hiç eskimedin . İnat olsun diye, kıskandırmak ve üzmek için: “Ona nispet gideceğim işte!” ѻ Nispet eki: dilb. Arapça, Farsça, bazan da Türkçe ve batı kaynaklı kelimelerin sonuna eklenen ve bunların taşıdığı anlamla ilgili sıfatlar yapan ek, yâ-yı nisbet: “Akl î , insân î , zarûr î , Ankara vî , Atâ yî , kurşun î , altun î , elektrik î . ” Nispet etmek : Oranlamak, kıyaslamak, karşılaştırmak. Kasıtlı olarak karşısındakini üzecek ve kıskandıracak tarzda davranmak, gösteriş yapmak, nispet vermek: Kırmızı gül nispet eder yanağa / Altın sırma düşmüş sandım topuğa . Nispet vermek : Birini kızdırmak veya üzmek için gösteriş yapmak. ● Nispetle zf. Göre, nazaran, kıyas edilirse: İstanbul’u eskisine nispetle çok genişlettiler . Cinnet buna nispetle hikmettir . Bu üçüncü gidişimde Erzurum’u bir öncekine nispetle daha çok toparlanmış, gelişmiş buldum .

()
Nisbet

Bk. NİSPET

()
Nisbeten

Bk. NİSPETEN

Yukarı Çık
x