Oluk nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Oluk Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

4
1)
Oluk (isim)

Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru "Değirmen oluğu."

2)
Oluk

Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol

3)
Ölük (sıfat)

Canlılığı azalmış, hâlsiz

4)
Oluk

Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu." - T. Buğra

Oluk Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

23
1)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

(I)
Yağmur sularını dam ya da çatıdan yere aktaran boru. (*Aksaray -Niğde)
Çeşmelerde suyun yalağa aktığı kısım. (Akpınar -Amasya)

2)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

(II)
Koyun, keçi yemliği. (Özgüney *Yalvaç -Isparta; Çömlekçi *Bor -Niğde)
Tavuk folluğu. (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)

3)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

(III) Üzüm ezme teknesi. (Özgüney. *Yalvaç -Isparta)

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Ahır.

5)

Zanaat Terimleri Sözlüğü

Ateşsiz silahların hedefe birden fazla batırılmasına olanak sağlayan, namlu boyunca veya namlunun bir bölümüne kadar uzanan yiv. Balistik İncelemeler

6)

BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü

Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri.

7)

BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü

Bilgisayarla dış ortam arasındaki veri iletişimini sağlayan ve çevre birimleriyle ilişkili iletişim sorunlarının denetimini üstlenerek ana işlem biriminin bu yükten kurtulmasını sağlayan bilgisayar donanım bölümü. Giriş-çıkış oluğu.

8)

Kişi Adları Sözlüğü

Cinsiyet: Erkek
Olgun, olgunlaşmış.
Irmak.
Çay ve dereden küçük akarsu.

9)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Çeşme.
Değirmenin su deposu.
Hayvanların yem yedikleri yer, yemlik.

10)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Hayvanların yem yedikleri, su içtikleri taş ya da ağaçtan oyulmuş yalak.
İçinde üzüm ezilen çam ağacından oyulmuş tekne.
Sepicilerin içinde derileri yıkadıkları ağaç tekne.

11)

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü

k. alıcı oluğu

12)

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü

k. ses oluğu

13)

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü

k. seslendirme oluğu

14)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Kömürü vagondan kayığa yüklemek için kullanılan iskele.

15)

BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü

Metal saç, levha ve şeritlerde, birbirine koşut olarak uzanan dalgalanmalardan her biri.

16)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Musluk.
Çeşme, pınar.

17)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

olgun, olgunlaşmış : Üzümler daha oluk değil.

18)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Ölmüş, cansız.

19)

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü

Sinema/TV.
Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). TV.
Bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri.

20)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Suyun daralarak aktığı yer.
Irmak.
Çay ve dereden küçük akarsu.

21)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Tenha

22)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Uylukkemiği.

23)

BSTS / Döşem Terimleri Sözlüğü

Yağış sularının aktığı yatay konumlu kanal.

Oluk Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

4 Harf
  • O
  • L
  • U
  • K

Oluk Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

4 Harf
  • O
  • L
  • U
  • K

Oluk İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

43 Kelime
()
Doluk

E. T. Türk. ve halk ağzı. Yaşla dolmuş, yaşlanmış, yaşlı : Yürü bire yalan dünyâ / Senden murad alınır mı / Pek dolukmuş humar gözler / Buna çâre bulunur mu . i. Yarılmadan yüzülmüş hayvan derisinden yapılan dikişsiz kap: “Bal, pekmez, su doluğu.” ѻ Doluk doluk olmak: Ağlayacak duruma gelmek.

(f.)
Dolukmak

E. T. Türk. ve halk ağzı. Yaşarmak, dolmak. Ağlamaklı olmak.

(meteo.)
Cephe önü oluk

Genelde rüzgar yönündeki değişimle ilişkili olan ve soğuk cephenin önünde yer alan oldukça uzun alçak basınç alanı.

(mak.)
Oluk açma aleti

Bir metal yüzeyde oluk, bir beton yüzeyde derz açmaya yarayan alet ya da makine; eşanlam: derz açma makinası.

(dilb.)
Oluk

İletinin konuşucudan dinleyiciye aktarılmasını sağlayan her türlü maddesel gereç. mim. Bir şeyin akmasına yarayan, üst yanı açık boru. Çatıda derelerde toplanan yağmur ya da kar suyunu toplayıp yağmur iniş borularına götüren üst yanı açık, çinko, galvanizli sac ya da plastik kanal. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol, kiniş.

(cog.)
ışınoluk

Bir yanardağ ağzından eteklere dek inen derin, geniş aşınım olukları.

(elk.)
Troposferik oluk

Troposferde yeryüzüne yakın ya da yeryüzünden daha yukarıda sıcaklık, nem ve basınçtaki değişimler nedeniyle elektromanyetik dalgaları kılavuzlayarak ileten yol.

(meteo.)
Barometrik oluk

Troposferde, alçak değerli eşbasınç eğrileri ya da yükseklik çizgilerinin dil biçiminde uzandığı, rüzgarların bu profilleri izlediği, hava kütlelerinin yükseldiği, yağmura, sağanağa ve geçici hava bozmalarına öncülük eden bölge; eşanlam: meteorolojik oluk, trof.

(mim.)
Oturtma oluk

Bir betonarme saçak ucuna ya da döşeme üstüne oturtulan oluk.

(tar.)
Soluk borusu

Böcekler ve akarlarda alınan oksijenin tüm vücuda taşınımını ve solunum sonucunda karbondioksitin vücut dışına atılmasını sağlayan, kitin ve proteinden oluşan borucukların meydana getirdiği ağsı yapı; eşanlam: trake. Eklembacaklı hayvanlarda bulunan özel solunum kanalları; eşanlam: trake.

(endst.)
Oluk sistemi

İki makina ya da süreç arasında kurulan bir kanal sisteminin kanban işlevi görecek şekilde üretim içi stokun kontrol altında tutulduğu talep tabanlı stok yönetim sistemi.

Yukarı Çık
x