Parası nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Parası Nedir ve Ne Demek?

4
1)
Parası (sıf. )

Para karşılığı olmayan, para verilmeden sağlanan, bedâva: “Parasız konser.” “Parasız okul.” “Parasız hizmet.”

2)
Parası (sıf. )

Parası olmayan, maddî varlığı bulunmayan: Ben parasız bir adam olduğumu söyleyerek düğünün bütün masrafını atlatmıştım (Kerîme Nâdir).

3)
Parası (sıf. )

sıf.

4)
Parası (sıf. )

zf. Para olmadan: “Parasız yaşanmaz.” “Parasız hiçbir şey yapılamaz.” ѻ Parasız pulsuz: Hiç parası olmayan, züğürt. Parasız tellâl: Üstüne vazîfe olmadığı halde bir haberi hemen herkese yayıveren kimse. Parasız yatılı: Öğrenim masrafları, okuduğu okuldaki yatma ve yeme ücreti devletçe karşılanan öğrenci, leylî meccânî.

Parası Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Money “ What is money ”
  • ALMANCA Geld “ Was ist Geld ”
  • İSPANYOLCA Dinero “ ¿Qué es el dinero ”
  • ÇİNCE 金钱 “ 钱是什么 ”
  • FRANSIZCA De l'argent “ Qu'est-ce que l'argent ”
  • Arapça المال “ ما هو المال ”
  • İTALYANCA Soldi “ Che cos'è il denaro ”
  • JAPONCA “ う金 ”
  • PORTEKİZCE Dinheiro “ O que é o dinheiro ”

Parası Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • P
  • A
  • R
  • A
  • S
  • I

Parası Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Bekârın parasını it yer, yakasını bit

Bekâr kimse parasını gereksiz harcar, yaşayışı ise düzensizdir.

(Atasözü)
Insanın kötüsü (fenası) olmaz; meğer ki parası olmaya

Toplum içinde herkesin bir değeri vardır ancak züğürtlere değer verilmez.

(Atasözü)
Kiminin parası, kiminin duası

Bir iş yapılırken veya yapıldıktan sonra kiminden para, kiminden dua alınabilir.

(Atasözü)
Parası (akçesi) ucuz olanın kendisi kıymetli olur

Parasını esirgemeyen, cömert kimseyi herkes el üstünde tutar.

(Deyim)
Beş parasız kalmak

Harcayacak parası olmamak: “Kış hâlâ çok zordu. Beş parasız kalındığı günler sürüp gidiyordu çünkü.” -A. Kutlu.

(Deyim)
(birinin) parasını çekmek

Para sızdırmak, birinden birtakım gerekçelerle para almak: “Şunu yaparız, bunu yaparız diye Paşa'yı aldatmaktan ve parasını çekmekten başka bir şey yaptıkları yok.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

(Deyim)
(birinin) parasını yemek

çalışmadan bedavadan geçinmek, birinin sırtından geçinmek.

(Deyim)
Hükmü parasına geçmek

Para ile dilediğini yapabilme gücünü kazanmak: “Ulan! Parama geçer hükmüm diye bağırdı. Getir diyorum iki okka ekmek.” -Ö. Seyfettin.

(Deyim)
Parasını çıkarmak

Anaparayı kurtarmak, masrafını çıkarmak.

(Deyim)
Parasını sokağa atmak

Değeri olmayan bir mala para vermek.

(Deyim)
Parasıyla rezil olmak

Para vererek yaptırdığı bir şey iyi çıkmamak, parasının karşılığını alamamak.

(Deyim)
Parasızlık çekmek

Para yönünden sürekli sıkıntı içinde olmak: “Ömrünün büyük bölümünde parasızlık çekmiş olan bir çeşit kumarbazdı.” -R. Erduran.

(Deyim)
Papara (paparasını) yemek

Azar işitmek: “Mebrure ... Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü.” -P. Safa.

Parası Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • P
  • A
  • R
  • A
  • S
  • I

Parası İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

10 Kelime
(eko.)
Bağlanma parası

Bir sözleşmenin yapılmış olduğunun, yanlar arasında bir anlaşmaya varıldığının kanıtı olarak bir yanın öteki yana verdiği para.

(eko.)
Banka parası

Üstüne çek çekilebilen, çek aracılığı ile sürümde bulunan vadesiz tasarruf hesabının açılması ile oluşturulan para, kayıtlı para.

(eko.)
Banka parası yaratımı

Ticaret bankalarının, birikim sahiplerinin açtıkları mevduata dayalı kredi sağlayarak toplam para sunumunu artırmaları.

(eko.)
Cayma parası

Yanlardan birinin, sözleşmeden cayma hakkını kullanması durumunda, karşı yana yapması gereken ödeme.

(eko.)
Hava parası

Merkezi yerdeki dükkân ya da işyeri gibi taşınmazların çok sayıda kişice istendiği durumda, mülk sahibinin, kiralamayı düşünenlerden kira bedeli dışında istediği para.

(tar.)
Parasıl bitkiler

Herhangi bir tarım işletmesinde ana ürün olarak yetiştirilen pazar ve piyasada kısa sürede paraya dönüştürülebilen buğday, pamuk ve tütün gibi bitkiler.

(isl.)
Parasız armağan

Satışları arttırmak amacıyla satın aldığı ürünün yanında müşteriye ücretsiz olarak verilen armağan.

(egitb.)
Parasız eğitim

Herhangi bir ücret almadan devletçe sağlanan eğitim.

(isl.)
Parasız örnek ürün

Ürünü tanıtmak, satışını artırmak için bir örneğinin müşteriye ücretsiz olarak verilmesi.

(egitb.)
Parasız yatılı okul

Her türlü gereksinimin devletçe karşılandığı yatılı öğretim kurumu.

Yukarı Çık