Saklam nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Saklam Nedir ve Ne Demek?

8
1)
Saklam (geçişli f. )

(Bir şeyi) Başkasına göstermemek için kapamak, örtmek veya bir yere, bir şeyin içine koymak, gizlemek: Anası, babası kızlarını görmeye gelince beni dolaba sakladılar (Ahmed Midhat Efendi). Ben annemin peçesini saklarım ve nihâyet misâfirliğimiz yirmi dört saat daha uzar (Yusuf Z. Ortaç).

2)
Saklam (geçişli f. )

(Bir şeyi) Kaybolmaması, zarar görmemesi için belli ve emin bir yere koymak, kaldırmak: Mümkün olsa vatanımı gönlümün içinde saklayacağım (Nâmık Kemal). Minderin üzerine kapanmış hıçkırıyordum, ama babamın resimleri nereye sakladığına da dikkat ediyordum (Kerîme Nâdir).

3)
Saklam (geçişli f. )

(Bir şeyi) Sonra değerlendirmek, kullanmak, vermek maksadıyle ayırmak, kaldırıp muhâfaza etmek: “Sakla samanı, gelir zamanı.” İşine yarayacakları saklar (Cenap Şahâbeddin). Sana helva yapıp saklıyor (Ömer Seyfeddin).

4)
Saklam (geçişli f. )

Bir şeyi söylememek, bilgi ve haber vermemek sûretiyle başkalarından gizli tutmak, gizlemek: Saklar ağyâr ile ıyş eylediğin bilmez kim / Rûhî’ye bâde-i yek-renk o yanaktan görünür (Rûhî-i Bağdâdî). Yiğit olan kimse saklar sırrını / Kötü kalbindekin dile getirir (Karacaoğlan).

5)
Saklam (geçişli f. )

Bozulmasını önlemek, olduğu gibi kalmasını sağlamak: “Yaprakları tuzlu suda saklamak.” “Eti buzlukta saklamak.”

6)
Saklam (geçişli f. )

Değer verip elden çıkarmamak, elinde bulundurmaya devam etmek: “Hediyeyi saklamak.” “Resmini, eşyâlarını saklamak.” Kucağımda öldüğün zaman arkandan çıktığı için saklamıştım (Nâmık Kemal). Varlığını dâima kalbinizde sakladınız ya… (Kerîme Nâdir).

7)
Saklam (geçişli f. )

geçişli f. (Eski Türk. sakla-mak “korumak” < sak “uyanık, müteyakkız”)

8)
Saklam (geçişli f. )

mec. Gözetmek, esirgemek, korumak, himâye etmek: Sana varan öksüz garîbin işin / Yâ Ali sen sakla senden isterim (Pir Sultan Abdal). Onu da bizi de Allah sakladı (Nâmık Kemal). Kızını yurda kurban vereni Tanrı saklar (Fâruk N. Çamlıbel). ► saklamak fiiliyle deyimler: Allah (beterinden) saklasın / Gözü gibi saklamak.

Saklam Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Storage “ What is retention ”
  • ALMANCA Lagerung “ Was ist retention ”
  • İSPANYOLCA Almacenamiento “ ¿Qué es la retención de ”
  • ÇİNCE 储存 “ 是什么保留 ”
  • FRANSIZCA De stockage “ Qu'est-ce que la rétention ”
  • Arapça التخزين “ ما هو الاحتفاظ ”
  • İTALYANCA Archiviazione “ Che cosa è la conservazione ”
  • JAPONCA 保存 “ 何の保持 ”
  • PORTEKİZCE Armazenamento “ O que é a retenção ”

Saklam Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • S
  • A
  • K
  • L
  • A
  • M

Saklam Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Altını saklamak değil, kuruşu saklamak hünerdir

Tutumluluk değersiz görünen şeyleri değerlendirmekle olur.

(Deyim)
(bir şeyi) gözü gibi sakınmak (saklamak veya esirgemek)

Bir şeye aşırı ilgi göstermek, önemle bakıp korumak: “Doğru, hakları vardı, koskoca sandalıyla da beraber gömemezdiler ama çok sevdiği, gözü gibi esirgediği ağlarıyla gömebilirlerdi.” -S. F. Abasıyanık.

(Deyim)
Sır tutmak (saklamak)

Bir sırrı açığa vurmamak, başkasına söylememek.

Saklam Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • S
  • A
  • K
  • L
  • A
  • M

Saklam Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

9 Kelime

Saklam İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

12 Kelime
(yönb.)
Bilgi saklama

Araştırmanın gerçek niteliğini, araştırmaya katılanlardan saklama.

(f.)
Saklamak

Kaybolmaması, zarar görmemesi için belli ve emin bir yere koymak, kaldırmak: Mümkün olsa vatanımı gönlümün içinde saklayacağım . Minderin üzerine kapanmış hıçkırıyordum, ama babamın resimleri nereye sakladığına da dikkat ediyordum . Başkasına göstermemek için kapamak, örtmek veya bir yere, bir şeyin içine koymak, gizlemek: Anası, babası kızlarını görmeye gelince beni dolaba sakladılar . Ben annemin peçesini saklarım ve nihâyet misâfirliğimiz yirmi dört saat daha uzar . Bozulmasını önlemek, olduğu gibi kalmasını sağlamak: “Yaprakları tuzlu suda saklamak.” “Eti buzlukta saklamak.” Bir şeyi söylememek, bilgi ve haber vermemek sûretiyle başkalarından gizli tutmak, gizlemek: Saklar ağyâr ile ıyş eylediğin bilmez kim / Rûhî’ye bâde-i yek-renk o yanaktan görünür . Yiğit olan kimse saklar sırrını / Kötü kalbindekin dile getirir . Değer verip elden çıkarmamak, elinde bulundurmaya devam etmek: “Hediyeyi saklamak.” “Resmini, eşyâlarını saklamak.” Kucağımda öldüğün zaman arkandan çıktığı için saklamıştım . Varlığını dâima kalbinizde sakladınız ya… . Sonra değerlendirmek, kullanmak, vermek maksadıyle ayırmak, kaldırıp muhâfaza etmek: “Sakla samanı, gelir zamanı.” İşine yarayacakları saklar . Sana helva yapıp saklıyor . mec. Gözetmek, esirgemek, korumak, himâye etmek: Sana varan öksüz garîbin işin / Yâ Ali sen sakla senden isterim . Onu da bizi de Allah sakladı . Kızını yurda kurban vereni Tanrı saklar . ► Saklamak fiiliyle deyimler: Allah saklasın / Gözü gibi saklamak.

()
Saklamba

Ebe seçilen çocuğun, gözleri kapalı iken çeşitli yerlere saklanan arkadaşlarını belli bir süre içinde bulması esâsına dayanan bir çocuk oyunu: Ve sonra çocuklar, yarı çıplak yarı aç / Ya birdir bir oynarlar ya seksek ya saklambaç .

(mak.)
Saklama koşulları

Bir depoda bulunan malzemelerin depolandıkları sürece bulunacakları ortamın tutulması gereken sıcaklık ve nem oranı; eşanlam: depolama koşulları.

(kütp.)
Saklama planı

Kurum içinde üretilen belgelerin ve oluşan dosyaların ofislerde, birim ve kurum belgeliğinde ne kadar süreyle tutulacağını ve her bir evre sonunda ne tür bir işlemden geçirileceğini gösteren çizelge. Bir kuruluşun, kurumun ya da yönetimsel birimin belgeleri içinde belgeliksel değere sahip olmaları nedeniyle saklanması gerekenleri niteleyen ve saklanmayacak olanların belirli saklama sürelerinin geçmesi ya da belirli olay ya da eylemlerin gerçekleşmesinden sonra yok edilmesine izin veren belge.

(kütp.)
Saklama süresi

Güncelliği ya da gelecekteki kullanım sıklığı üzerine yapılan kestirim temel alınarak, belgelerin ara depoya devrinden önce bürolarda; ara depoda bulunuyorlarsa belgeliklere devrinden, devredilmeyecekse yok edilmesinden önce yönetsel ve yasal olarak belirlenen süre.

(biyom.)
Dondurarak saklama

Hücre, doku ve organların sıfırın altındaki sıcaklıklarda laboratuvar çalışmalarında ya da klinik uygulamalarda tekrar kullanılmak üzere saklanması. gıda. Gıdaların sıcaklık derecelerinin -° C`nin altına düşürüldüğü ve genellikle -° C`de depolandığı saklama şekli.

(gıda.)
Soğukta saklama

Gıdaların raf ömrünü uzatmak için, donma noktasının üzerinde, uygun düşük bir sıcaklıkta depolanması.

(blşm.)
Veri saklama ortamı

Verilerin uzun süreli olarak saklanabildiği manyetik şerit,disk, disket, optik bellek gibi bir ortam.

(topb.)
Yasaklama

Belirli davranışlar, olaylar ve sapkınlıklar, uyuşturucu kullanma ya da alıp satma gibi örnekleri kapsayan etkinlikler üzerindeki güçlü yaptırımlara bağlanan ve uygulanabilir olduğu düşünülen toplumsal ve/ya da yasal sınırlama.

()
Sarimsaklamak

Bk. SARMISAKLAMAK

Yukarı Çık
x