Sulu nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Sulu Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

4
1)
Sulu

İçine su katılmış, sulandırılmış olan "Sulu süt."

2)
Sulu

Suyu çok olan "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu." - Ö. Seyfettin

3)
Sulu (sıfat)

Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı "Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır?" - R. N. Güntekin

4)
Sulu

Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse) "Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur." - M. Ş. Esendal

Sulu Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

5
1)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Etle pişmiş sebze yemeği.

2)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Gevşek bükülmüş ipek, pamuk, yün v.b. şeyler

3)

Şehir, İlçe veya Semt İsmi

Kütahya ili, Köprüören bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

4)

BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü

Patatesli et haşlaması. (Sarıkeçili -Gaziantep)

5)

BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II)

Su molekülleri ile kuşatılmış, hidratlanmış.

Sulu Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

4 Harf
  • S
  • U
  • L
  • U

Sulu Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

4 Harf
  • S
  • U
  • L
  • U

Sulu İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

22 Kelime
(yerb.)
Sulu dolgu

Uygun boyutlara ufalanmış atık malzemesinin, iç yüzeyi aşınmaya dirençli özel borularda su gücü ile yeraltına iletilerek boşlukların doldurulması.

(meteo.)
Sulusepken

Kar ya da dolu tanelerinin, ya da havada kısmen ergiyen karın yağmurla karışık biçimde aynı anda ve aynı yere yağış olarak düşmesi; eşanlam: karla karışık yağmur, sulu kar.

(kim.)
Sulusiklon

Merkezkaç kuvveti ilkesine bağlı olarak sıvı içindeki katı taneciklerin büyüklüklerine göre ayrılmasını sağlayan konik silindirik aygıt.

(tar.)
çarkıfelek odunsuluk virüsü

Tek sarmallı RNA içeren, özsu ile ve en az iki yaprak biti türü ile kalıcı olmayan şekilde taşınan, sadece Leguminoseae familyasındaki bitkileri hastalandıran, konakçılarında mozaikleşme, halkalı lekeler, buruşukluk gibi belirtilere neden olan potyvirüs.

(tar.)
çekirdekli sulu meyve

İç kısmında odunlaşmış, kırılması zor bir çekirdek bulunan, çevresi meyve türünün özelliğine göre etli ve sulu bir meyve eti ile sarılmış tek tohumlu basit meyve tipi; örneğin, erik, şeftali, kiraz; eşanlam: drupe, taşçekirdekli meyve.

(tar.)
Sulu kaba yem

Kök ve yumru yemler, silaj ve yeşil yem bitkileri gibi hayvana yedirildiği sırada su oranı yüksek yem.

(gıda.)
Soluk yumuşak sulu et

Kesimden hemen önce yükleme, bekleme ve bayıltma esnasında veya kesim esnasında hayvanın kısa süreli şiddetli strese maruz kalması sonucu kas glikojeninin hızla parçalanmasıyla birlikte pH değeri ,’in altına düşen, su tutma kapasitesi düşük, soluk renkli, normal etten daha yumuşak ve ekşimsi tada sahip et; eşanlam: PSE et.

(enj.)
Hafifsulu reaktör

Soğutucu ve nötron yavaşlatıcısı olarak normal su kullanan nükleer reaktör.

(deri.)
Sulu toz filtresi

İmalat sürecinde havada uçuşan toz yığınlarını gidermek amacıyla kullanılan, zerrecikler halinde püskürtülen suyun kullanıldığı sistem.

(kim.)
Sulu ayrışım

(tar.)
Sulu ortam süksesyonu

Tipik olarak metruk menderes gibi durgun bir tatlı su yüzeyinde başlayan bitkilerin, zaman içinde giderek bataklık, orman bitkilerine dönüşüp klimaks vejetasyonuna erişmesine kadar devam eden bitki gelişim süreci.

Yukarı Çık
x