Taklit nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Taklit Nedir ve Ne Demek?

9
1)
Taklit (i. )

( ﺗﻘﻠﻴﺪ ) i. (Ar. ḳald “sarmak, dolamak; bilezik”ten taḳlіd )

2)
Taklit (i. )

(M.

3)
Taklit (i. )

) târihinden sonra yazılan târihlerimizde, “an’ane-i kadîme-i Devlet-i Osmâniyye’den olduğu üzere” ibâresiyle başlar (İsmâil H. Uzunçarşılı). ● Taklîden ( ﺗﻘﻠﻴﺪًﺍ ) zf. ( taḳlіd ’in tenvinli şekli) taklit edilerek, benzetilerek: Bayrağımız Tatarlar’ınkine taklîden evvelâ beyazmış (Cenap Şahâbeddin). Bu köşkte Murâdiye çinilerini taklîden Kütahya’da yaptırılmış renkli bir duvar parçasından başka dikkate lâyık bir şey görmedim (Ahmet Hâşim).

4)
Taklit (i. )

Belli birine veya bir şeye benzemeye veya benzetmeye çalışma: taklit ile taassup yolunda derde düşüp kuru kavgaya mübtelâ oldular (Kâtip Çelebi’den Seç.). Gecelerin karanlığında arslanların sesini taklit ettiler (Ahmet Hâşim).

5)
Taklit (i. )

Bir şeyin kendisine benzeyen sahtesini yapma.

6)
Taklit (i. )

eski. Takma, asma: “ Taklîd-i seyf: Kılıç takma, kılıç kuşanma.”

7)
Taklit (i. )

Hareketlerini bir şeye veya bir kimsenin hareketlerine benzeterek onun davranışlarını, sözlerini tekrarlayıp eğlenme, alay etme: Taklîd-i zâğ kebk-i hırâmânı güldürür (Şeyhülislâm Yahyâ). Bir ramazan gecesi Rızâ Tevfik, bu kahvede çoğu talebesi olan bir kalabalık önünde zeybek oynamış ve satıcı ve bilhassa yahûdi taklitleri yapmıştı (Ahmet H. Tanpınar). Şekerler verdik, kedi taklîdi, horoz taklîdi yaptım. İmkânı yok susmuyor (Burhan Felek).

8)
Taklit (i. )

sıf. ve i. Bir şeye benzetilerek yapılmış (sahte şey): Her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu (Ömer Seyfeddin). Hayır, elbette ki Bâkî böyle şişkin, böyle taklit dille konuşmazdı (Ahmet H. Tanpınar). Zevkte de teknikte de tamâmen Avrupa taklîdi işlerdi (Sâmiha Ayverdi). ѻ taklit (Taklidini) yapmak: Eğlenmek için bir kimsenin hareketlerinin benzerini yapmak: Bir pâdişâhın nedîmi vüzerâdan birinin taklîdini yaparak pâdişâhı eğlendirir imiş (Fâik Reşat). Taklîd-i kazâ: (Kelimenin Arapça’daki “tâyin etme” mânâsından) Hâkimliğe nasp ve tâyin etme. Taklîd-i seyf: Tahta oturan Osmanlı pâdişahlarının hükümdarlık alâmeti olarak kılıç kuşanmaları: Taklîd-i seyf merâsiminin sûret-i icrâsı ancak H.

9)
Taklit (i. )

tasavvuf. Hal ve makam ehlinin sözlerini söyleme, fakat huyları ile huylanmama, onlar gibi olgun olmadığı halde olgun görünmeye çalışma: Bundan dolayıdır ki aralarında, “Hak erenler taklîdimizi tahkîke ulaştıra” sözleri duâ olarak söylenegelmiştir (Abdülbâki Gölpınarlı).

Taklit Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Imitation “ What is imitation ”
  • ALMANCA Imitation “ Was ist Nachahmung ”
  • İSPANYOLCA Imitación “ ¿Cuál es la imitación ”
  • ÇİNCE 模仿 “ 是什么模仿 ”
  • FRANSIZCA Imitation “ Qu'est-ce que l'imitation ”
  • Arapça التقليد “ ما هو التقليد ”
  • İTALYANCA Imitazione “ Che cosa è l'imitazione ”
  • JAPONCA 模倣 “ 何を模倣 ”
  • PORTEKİZCE Imitação “ O que é imitação ”

Taklit Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

6 Harf
  • T
  • A
  • K
  • L
  • I
  • T

Taklit Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış

Görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer.

Taklit Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

6 Harf
  • T
  • A
  • K
  • L
  • I
  • T

Taklit İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

10 Kelime
(gıda.)
Taklit içme sütü

Süt üretimi düşük olan ülkelerde yağsız süttozu, su ve bitkisel yağ kullanmak suretiyle inek sütüne benzetilerek tekniğine uygun olarak üretilen içme sütü; eşanlam: filled süt.

(biyom.)
Biyotaklit

İnsanların doğada bulunan sistemleri taklit ederek özellikle nanoteknoloji, robot teknolojisi, yapay zeka, biyomedikal endüstri ve askeri donanım gibi alanlarda kullanılmak üzere mühendislik yaklaşımları ile geliştirdikleri malzeme, alet, mekanizma ve sistemlerin tümünü inceleyen bilim dalı; eşanlam: biyoöykünüm.

()
Taklitçilik

Taklitçi olma durumu.

(i.)
Taklit – taklid

Belli birine veya bir şeye benzemeye veya benzetmeye çalışma: Taklit ile taassup yolunda derde düşüp kuru kavgaya mübtelâ oldular . Gecelerin karanlığında arslanların sesini taklit ettiler . Hareketlerini bir şeye veya bir kimsenin hareketlerine benzeterek onun davranışlarını, sözlerini tekrarlayıp eğlenme, alay etme: Taklîd-i zâğ kebk-i hırâmânı güldürür . Bir ramazan gecesi Rızâ Tevfik, bu kahvede çoğu talebesi olan bir kalabalık önünde zeybek oynamış ve satıcı ve bilhassa yahûdi taklitleri yapmıştı . Şekerler verdik, kedi taklîdi, horoz taklîdi yaptım. İmkânı yok susmuyor . Bir şeyin kendisine benzeyen sahtesini yapma. eski. Takma, asma: “ Taklîd-i seyf: Kılıç takma, kılıç kuşanma.” tasavvuf. Hal ve makam ehlinin sözlerini söyleme, fakat huyları ile huylanmama, onlar gibi olgun olmadığı halde olgun görünmeye çalışma: Bundan dolayıdır ki aralarında, “Hak erenler taklîdimizi tahkîke ulaştıra” sözleri duâ olarak söylenegelmiştir . sıf. ve i. Bir şeye benzetilerek yapılmış : Her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu . Hayır, elbette ki Bâkî böyle şişkin, böyle taklit dille konuşmazdı . Zevkte de teknikte de tamâmen Avrupa taklîdi işlerdi . ѻ Taklit yapmak: Eğlenmek için bir kimsenin hareketlerinin benzerini yapmak: Bir pâdişâhın nedîmi vüzerâdan birinin taklîdini yaparak pâdişâhı eğlendirir imiş . Taklîd-i kazâ: Hâkimliğe nasp ve tâyin etme. Taklîd-i seyf: Tahta oturan Osmanlı pâdişahlarının hükümdarlık alâmeti olarak kılıç kuşanmaları: Taklîd-i seyf merâsiminin sûret-i icrâsı ancak H. târihinden sonra yazılan târihlerimizde, “an’ane-i kadîme-i Devlet-i Osmâniyye’den olduğu üzere” ibâresiyle başlar . ● Taklîden zf. Taklit edilerek, benzetilerek: Bayrağımız Tatarlar’ınkine taklîden evvelâ beyazmış . Bu köşkte Murâdiye çinilerini taklîden Kütahya’da yaptırılmış renkli bir duvar parçasından başka dikkate lâyık bir şey görmedim .

(ve)
Taklitçi

Birine benzemeye veya bir şeyi aslı gibi yapmaya çalışan . Bir kimsenin hareketlerini ve konuşmasını taklit eden, taklit ustası olan . Bir şeyin gerçeğini araştırmayıp sâdece şeklinde kalan ve şekil olarak tekrarlayan , mukallit.

(bkz.)
Taklit

çocg. göst. öykünme

(bkz.)
Taklit etkisi

öykünme etkisi

(gıda.)
Taklit gıda

Gıdaların bileşim ve içeriklerinin özel amaçlarla teknolojik manipülasyonlar uygulanarak değiştirilmesiyle ya da hile amacıyla katkı maddeleri katılarak üretilen ve dış görünüşü ile anılan gıdanın benzeri.

(orm.)
Taklit kraft kağıdı

Atık çimento kağıtları ve çok az oranda artık oluklu mukavvadan oluşmuş, su emme yeteneği düşük olan, boya ile renklendirilmiş, şap ve reçine gibi maddelerle fiziksel direnç özellikleri artırılmış ve  gramajı - g/m olan bir ambalaj kağıdı cinsi; eşanlam: imitasyon kraft kağıdı.

(gıda.)
Yağ taklitleri

Yağların ağız hissini sağlayan, yağın miktarı ile bire bir yer değiştiren, yağın yerine geçtiğinde kaloride önemli bir azalmaya yol açan, su tutma kapasitesine sahip protein ve karbonhidrat bazlı teknik yardımcı maddeler.

Yukarı Çık