Tart nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Tart Nedir ve Ne Demek?

1
1)
Tart (i. )

i. (Fr. tarte < Lat.) Kalıpta pişirilen bir çeşit meyveli pasta.

Tart Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Tart “ What is Tart ”
  • ALMANCA Torte “ Was ist Torte ”
  • İSPANYOLCA Tarta “ ¿Qué es la Tarta ”
  • ÇİNCE 馅饼 “ 是什么馅饼 ”
  • FRANSIZCA Tarte “ Qu'est-ce que la Tarte ”
  • Arapça تورتة “ ما هو لاذع ”
  • İTALYANCA Crostata “ Qual è la Crostata di ”
  • JAPONCA タルト “ どのタルト ”
  • PORTEKİZCE Torta “ O que é Torta ”

Tart Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

4 Harf
  • T
  • A
  • R
  • T

Tart Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Baş dille tartılır

Kişinin aklı, söylediği sözlerle ölçülür.

(Atasözü)
Terazi tartıyla, her şey vaktiyle

Her şeyin bir ölçüsü ve zamanı vardır.

(Atasözü)
Terazi var, tartı var, her şeyin bir vakti var

Her şeyin bir ölçüsü ve zamanı vardır.

(Deyim)
Gözüyle (gözleriyle) tartmak

Kim ve ne olduğunu anlamak için dikkatle bakmak: “Beni gözleriyle tartarak önümden geçti, sonra geri döndü geldi, oturmakta olduğun tahta sıranın ucuna ilişti.” -O. Kemal.

(Deyim)
Kendini tartmak

Ne durumda olduğunu öğrenmek için kendini yoklamak.

(Deyim)
Sözü tartmak

ölçülü konuşmak.

(Deyim)
Tartma tartmak

Baş örtüsü takmak: “Bayanlar sırtlarına toza, yağa dayanır birer takım giydiler, başlarına da birer tartma tarttılar, ... fabrikaya gittiler.” -M. Ş. Esendal.

(Deyim)
Kelimeleri tartarak konuşmak

Sonucu hesaplayarak konuşmak.

(Deyim)
Tartak martak etmek

Kazıp dağıtmak, darmadağın etmek.

(Deyim)
Tartışma götürmek

Bir konu tartışmaya açık olmak: “İki yandan gelen arabaların orada yolu tıkadığı tartışma götürmez.” -S. Birsel.

(Deyim)
Tartışmaya girmek

Münakaşa etmeye başlamak: “Mustafa'nın yanında bir de istemiyorum.” -A. Ümit.

Tart Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

4 Harf
  • T
  • A
  • R
  • T

Tart İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

34 Kelime
(egitb.)
Bilimsel tartışma

Çoğunlukla üniversitelerde bilim adamlarınca bir bildiri ya da bir tez üzerinde yapılan tartışma. Bir alanda geniş bilgi ve deneyimi olan bir uzmanın, aynı alanda çalışan arkadaşlarına belirli bir konu üzerinde görüş ve düşüncelerini bildirmek, onların da görüş ve düşüncelerini öğrenmek amacıyla düzenlenen toplantı.

(biyom.)
Starter kültür

(f.)
Tartaklamak

) Orasından burasından çekip iterek hırpalamak, sarsıp çekiştirmek: Bâzı fazla yüzsüz kadınların, “Beyefendi, ille sizinle dansedelim” diye üstüne hücum ettikleri, ihtiyar adamı üzüp tartakladıkları bile oluyordu . mec. Hırpalamak, yıpratmak: Ertaylan, “Fikret sınıfta ders esnâsında edebiyat hocası olan Nâci’yi pek çok tartakladığı halde Nâci Fikret’i sevmekten, takdir etmekten kendini alamamıştır” diyor .

(f.)
Tartaklanmak

Orasından burasından çekiştirilerek hırpalanmak: Fotoğrafçılar dövüldü, hakem tartaklandı .

()
Tartar

Şırada bulunan, şarap küplerinin kenarında ekmek kabuğuna benzer bir tabaka hâlinde biriken, saflaştırılmışı ilâç ve yemeklerde kullanılan potasyum bitartaratın adı. Diş diplerinde biriken, kalsiyum fosfat ve tükürük proteinleri karışımından ibâret sert tabaka, kefeki, küfeki.

()
Tartarat

Tartarik asit tuzlarının ortak adı, küfeki, şarap tortusu.

()
Tarti

Tartmak işi. Ağırlık. Tartma âleti, çeki, terâzi. deniz. Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip. Ölçü, oran: “Elinin tartısı yok.” Dünyâda bir kimse çıkmaz tartıma / Ben yiğide iki güzel çok mudur . ѻ Tartıya vurmak: Tartmak.

()
Tartici

Tartma işini yapan kimse.

()
Tartili

+lı ) Tartılmış. mec. Ölçülü.

(f.)
Tartilmak

Tartmak işi yapılmak: Bak, arslan hakîkat ispinoz kafesinde / Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde . ♦ dönüşlü f. Kendini tartmak.

()
Tart

Kalıpta pişirilen bir çeşit meyveli pasta.

Yukarı Çık