Tat nedir, ne demek kelimesine ait sonuçlar görüntüleniyor..

Tat Nedir ve Ne Demek?

1
1)
Tat (i. )

( ﺗﻌﻄﻴﺮ ) i. (Ar. ‘aṭar “kokusu güzel olmak”tan ta‘ṭіr ) Güzel bir koku ile kokulandırma: Sünbül dimâğın eyledi ta’tîr o demde kim / Gülşende zülf-i yâre dokundu sabâ-yı aşk (Osman Şems). Hekimin biri ayaklarını tathir ve ıtriyat ile ta’tir etmeyi îtiyat etmiş (Fâik Reşat). Rehgüzârımızı ta’tir eden çiçekler bile yeni, bâkir idi (Hüseyin C. Yalçın).

Tat Kelimesi TDK Sözlük Anlamı

6
1)
Tat (isim)

Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum

2)
Tat (isim)

Dilsiz

3)
Tat

Hoşa giden durum, lezzet, zevk "Öğle yemeğinden sonra gelen rehavetin tadı, hiçbir gece uykusunda bulunmaz." - Ş. Rado

4)
Tat

özel Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı

5)
Tat

özel, isim Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar

6)
Tat

Tatlılık

Tat Kelimesi Diğer Sözlüklerde Ne Anlama Geliyor?

22
1)

Güncel Türkçe Sözlük

(II) a. hlk. Dilsiz.

2)

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

(tadım) (biyoloji)

3)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Acem, Şii

4)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Ayağın altı, taban
El ayası.
Çorabın altı, tabanı.

5)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Çam ağacının büyük dalı.

6)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Çorabın ayak bileğinden aşağı bölümü.

7)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Deneyimi olmayan kimse.

8)

BSTS / Ruhbilim Terimleri Sözlüğü

Dildeki tat tomurcuklarını uyarmaya yetecek güçte olan tat uyaranları.

9)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Dilsiz.
Az konuşan.
Ters (kimse).
Deli.
Üreme organı büyük kimse.

10)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Dilsiz.
Kekeme.
Çirkin, sevimsiz.
Kaba (kimse için).
Sıra, saygı gözetmeyen, şaşkın, aptal.

11)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Düzgün kesilmemiş (şey için).

12)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ET tat: yassı suratlı; basık burunlu; iki yüzlü; çorabın alt kısmı

13)

BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü

Hayvanların yedikleri yemlerden aldıkları haz duyusu.

14)

BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü

İran kaynaklı sözlü geleneği koruyan öykülere verilen ad.

15)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Kekeme, dilsiz

16)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Köknar ve ladin dalı.
İnce kesilmiş ağaç.
Kasımpatı.

17)

Güncel Türkçe Sözlük

öz. a. esk.
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.
Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı.

18)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Tanrı.

19)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Yabancı

20)

Tarama Sözlüğü

Yabancı, ecnebi, özel olarak Acem.

21)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Yassı.

22)

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmakta kullanılan ot yastığın içine konulduğu ince ağaç dallarından örülmüş, kıyışız ve düz, sepet altı biçiminde bir araç.

Tat Kelimesinin Diğer Dillerdeki Anlamı

9 Dil
  • İNGİLİZCE (USA) Taste “ What is taste ”
  • ALMANCA Geschmack “ Was ist Geschmack ”
  • İSPANYOLCA Gusto “ ¿Cuál es el sabor ”
  • ÇİNCE 味道 “ 是什么味道 ”
  • FRANSIZCA Goût “ Quel est le goût ”
  • Arapça الذوق “ ما هو طعم ”
  • İTALYANCA Gusto “ Che cosa è il gusto ”
  • JAPONCA 味覚 “ 何が味わえる ”
  • PORTEKİZCE Gosto “ O que é gosto ”

Tat Kelimesinin Braille Alfabesinde Gösterimi

3 Harf
  • T
  • A
  • T

Tat Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı

3 Cümle
(Atasözü)
Acı (kötü) söz insanı (adamı) dinden çıkarır, tatlı söz yılanı inden çıkarır

Gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

(Atasözü)
Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur

Sonunu düşünmeden hoşlandığı şeyleri yapan kişi bir süre sonra bunun sıkıntısını çeker.

(Atasözü)
Tatar’ın kılavuza ihtiyacı yok (-tur)

Yolunu, ne yapacağını bilen kimseye başkasının yardımı gerekmez.

(Atasözü)
Insanın eti yenmez, derisi giyilmez; tatlı dilinden başka nesi var

Insan kendisini ancak tatlı diliyle sevdirebilir.

(Atasözü)
Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır

Sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır.

(Atasözü)
Deliye bal tattırmışlar, çarşıda katran bırakmamış

Aklı kıt olan kimse, bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi, gerçekten ona benzemese de elde etmeye çalışır.

(Atasözü)
Bal bal demekle ağız tatlanmaz

Sözde kalan dilek ve tasarıların iş bitirmede hiçbir etkisi olmaz.

(Atasözü)
Tatlı söz dinletir, tatsız söz esnetir

Güzel bir konuşmayı dinlemeyi herkes sever, sıkıcı bir konuşma dinlemek zorunda kalanlar, sıkıldıklarını belli etmekten kendilerini alamazlar.

(Atasözü)
Can candan şirindir (tatlıdır)

Bir kişi için kendi canı, başkasının canından daha tatlıdır.

(Atasözü)
Tatlı söz can azığı, acı söz baş kazığı

Gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

(Atasözü)
öfke baldan tatlıdır

öfkeye kapıldığında bağırıp çağırmak insanı rahatlatır.

(Atasözü)
Tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin

Işe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzetmek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak imkânsızdır.

(Atasözü)
Balcı kızı daha tatlı

Güzel mal satan kimselerden alınan şeyler daha çok hoşa gider.

(Atasözü)
Bedava sirke baldan tatlıdır

Masrafsız ve emeksiz elde edilen şeyler insana hoş gelir.

(Atasözü)
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır

Gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

(Atasözü)
Ucuz etin yahnisi yavan (tatsız) olur

Ucuza mal olan şeyler niteliksizdir.

(Deyim)
Tatil etmek

1) başka bir güne, zamana erteleyerek çalışmaya ara vermek; 2) okul, iş yeri vb.ni kapatmak, çalışmasına ara vermek: “O zamana kadar inşaatı tatil edeceksiniz, dediler.” -H. Taner.

(Deyim)
Tatil olmak

Kapanmak, ara verilmek.

(Deyim)
Tatil yapmak

1) tatile çıkmak; 2) işe ara verip dinlenmek.

(Deyim)
Tatile girmek

Belirli bir süre için çalışmalara ara vermek: Üniversite haziranda tatile girecek.

(Deyim)
Yaya kaldın tatar ağası

Istediğini elde edemeyen, başarısızlığa uğrayan kimseler için kullanılan bir söz.

(Deyim)
Tatlı canını sıkmak

Gereksiz şeylere üzülmek ve bunları dert edinmek.

(Deyim)
Ağza tat, boğaza feryat

“miktarı çok az olan yiyecek” anlamında kullanılan bir söz.

(Deyim)
(bir işi) tatlıya bağlamak

Kavgalı bir işi gönül hoşluğuyla bitirmek: “Hayır kardeşim, istemez diye tatlıya bağladım.” -O. V. Kanık.

(Deyim)
Işi tatlıya bağlamak

Sorunlu bir işi, iyi bir biçimde çözmek: “Ben kahvemde çocukça siyasi iddialardan korkarken, bir de felsefe çıktı. Rica ederim bugün işi tatlıya bağlayalım.” -Ö. Seyfettin.

(Deyim)
Tatlı canından etmek

öldürmek: “Canımı dişime takmayayım bir kere, adama hiç acımam tatlı canından ederim.” -K. Korcan.

(Deyim)
Tatlı canından olmak

ölmek.

(Deyim)
Tatlı yerinde bırakmak (kesmek)

Bir işi can sıkıcı bir duruma sokmadan sona erdirmek.

(Deyim)
Tatmin etmek

1) karşısındakinin cinsel isteklerini gidermek; 2) karşısındakine güven vererek onu istenilen bir biçimde hoşnut etmek; 3) mec. doyurmak: “Mizaç ve karakterleri dışa dönük olanlar kendilerini tatmin eden çevrelere ihtiyaç duyarlar.” -M. Kaplan.

(Deyim)
Tatmin olmak

1) istediği bir şeye ulaşarak hoşnut olmak, rahatlamak, doyurulmak; 2) cinsel isteklerini gidermek; 3) mec. doyurucu bulmak.

(Deyim)
Bir tat, bin feryat

Mutluluktan çok, sıkıntısı olan: “O zamana kadar kira köşelerinde sürünmekten, türlü sıkıntılara giriftar olmuşken...” -H. Z. Uşaklıgil.

(Deyim)
Tatsızlık çıkarmak

Hoşa gitmeyen, can sıkıcı, gergin bir duruma sebep olmak: “Çoktandır aramızda tatsızlık çıkardığım yoktu.” -N. Cumalı.

Tat Kelimesinin Diğer Dillerdeki Cümle İçinde Kullanışları

8 Cümle
  • Bugün okul tatil.
  • Today is a school holiday.
  • Hoy en día es una escuela de vacaciones.
  • Aujourd'hui est un des vacances scolaires.
  • 今日は学校が休日となります。
  • Dnes je škola dovolenou.
  • 今天是一个学校的假期。
  • В училище днес е празник.

Tat Kelimesinin İşaret Dilindeki Gösterimi

3 Harf
  • T
  • A
  • T

Tat Kelimesi İle Türetilen Diğer Kelimeler

171 Kelime

Tat İle İlgili Kelimeler ve Anlamları

266 Kelime
(blşm.)
Statik bellek

Verileri saklayabilmek için dönemli tazelenme sürecine gereksinmeyen rasgele erişimli bellek; eşanlam: statik rasgele erişimli bellek.

(mak.)
Statik sürtünme kuvveti

Bir cisim ile yüzey arasında bağıl hareket olmadığı durumda cisme uygulanan sürtünme kuvveti.

(tar.)
Bakteriyostatik madde

Bakterileri öldürmeden, sadece çoğalmalarını durduran madde.

(tar.)
Fungistatik madde

Fungusu öldürmeksizin onun gelişmesini engelleyici madde.

(biyom.)
Statik fermantasyon

(ist.)
Istatistiksel anakütle

Üzerinde çalışılan üniteler topluluğunun ait olduğu varsayılan daha büyük topluluk; eşanlam: istatistiksel nüfus, anakütle.

(meteo.)
Helyostat

Güneş ışınlarının bir aynadan yansıtılıp tek bir noktaya düşürülmesi için Güneş’in hareketini izleyen araç; eşanlam: güngösterir.

(tar.)
And Dağları patates benek virüsü

Tek sarmallı RNA içeren, sadece Güney Amerika’nın And Dağları bölgesinde görülen, Solanacea familyasından bitkileri hastalandıran, mekanik olarak taşınan, konakçılarında orta derecede veya şiddetli benekler, sarı noktalar, lekeler ve sararma şeklinde belirtiler oluşturan timovirüs.

(ist.)
Istatistiksel yayılım

İstatistikte, tipik olarak varyans, standart sapma, çeyrek kütle aralığı gibi bir yöntemle ölçülen, bir yığına ilişkin farklı üyelerin ölçülebilir bir özelliğinin değişkenliği; eşanlam: istatistiksel dağıltı.

(elk.)
Magnetostatik

Zamanla değişmeyen manyetik alanlar veya bunların incelenmesi; eşanlam: duruk mıknatıslık.

(topb.)
Yaşam istatistikleri

Bir ülke içinde doğum, ölüm, evlilik gibi temel nüfusbilim verilerini sağlayan istatistikler, yaşam sayımlamaları.

Yukarı Çık